3. Hukuk Dairesi 2014/6610 E. , 2014/13350 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 11. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2013 NUMARASI : 2013/287-2013/765 Taraflar arasında görülen ziynet alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, davalının davacıyı evden kovduğunu, düğünde ta…
**3. Hukuk Dairesi 2014/6610 E. , 2014/13350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 11. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2013 NUMARASI : 2013/287-2013/765 Taraflar arasında görülen ziynet alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, davalının davacıyı evden kovduğunu, düğünde takılan 96 adet çeyrek altın, 7 adet bilezik, 1 adet takı seti, 1 adet zincir, 1 adet Cumhuriyet altını ve 4 adet yüzük ile 5.000,00 TL nakit paranın davalı tarafından davacının rızası hilafına alındığını ileri sürerek, altınların aynen veya mümkün olmadığı takdirde bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kendi isteği ile Ankara'ya gittiğini, evden ayrılırken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, iadesi mümkün değilse bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İspat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden kimseye düşer. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Somut olayda, davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise kadın tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Bu bağlamda kural olarak davacı kadın, dava konusu ettiği ziynet eşyalarının varlığını ve evden ayrılırken bunların zorla elinden alındığını, ziynetlerin müşterek hanede ya da davalıda kaldığını ispat etmek zorundadır. Zira; olağan olan ziynet eşyasının kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.