11. Hukuk Dairesi 2023/4098 E. , 2024/6469 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/505 K. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/232 E., 2021/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: KARAR I. D…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4098 E. , 2024/6469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/505 K. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/232 E., 2021/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumun, Ülkemizin akademik ve endüstriyel araştırma ve geliştirme çalışmalarında bulunduğunu, bu faaliyetlerinde kullandığı 2006/17747 sayılı bir şekil markasının mevcut olduğunu, müvekkilinin markasının aynı zamanda T/01691 numarasıyla tanınmış marka olarak da tescilli bulunduğunu, müvekkilinin davalı Final Ltd. Şti. ile arasında 04.11.2013 tarihinde, 1.200.000 adet Popüler Bilim Kitabının satın alınmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, ancak bu sözleşme kapsamında müvekkilinin markasının kullanımına izin veren bir hükmün mevcut bulunmadığını, ayrıca sözleşmenin 04.11.2015 tarihinde sona erdiğini, tescilli markanın kullanımının “iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının” yasaklanmasına rağmen davalı tarafından müvekkiline ait markanın kullanıldığını, ayrıca davalı Final Ltd. Şti’nin bu kullanımlarında logonun altında “TÜBİTAK ANA BAYİİ” ifadesine yer verdiğini, dolayısıyla müvekkilleriyle olmayan bir bağlantıyı varmış gibi göstererek haksız rekabet yarattığını, bu durumun müvekkili ile diğer dağıtımcılar ve basımevleri nezdindeki ilişkileri olumsuz yönde etkilediğinden, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı Final Ltd. Şti.’nin bu kullanımlarının diğer davalı KİTYAY tarafından çıkarılan katalogda yayınlandığını, davalı KİTYAY’ın bu katalogda yer alan kitapların ve güncel fiyatları için dağıtıcı ve basım evlerinden para aldığını, dolayısıyla bunun da bir ticari kullanım teşkil ettiğini, FİNAL ile KİTYAY’ın müvekkilini birlikte zarara uğrattığını ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Final...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılından bu yana TÜBİTAK’ın ana bayisi olarak çalıştığını, 07.12.2015 tarihli karar neticesinde de yeniden ihaleyi aldıklarını, ilgili reklamın reklam sözleşmesi gereği yayım sürecinin 20 gün öncesinde KİTYAY’a bildirildiğini, 14.12.2015 tarihinde ise ilgili ihalenin iptal edildiğinin taraflarına bildirildiğini, ilgili iptal işlemine karşı hukuki yollara başvurduklarını, bu bakımdan söz konusu “TÜBİTAK ANA BAYİİ” kullanımlarının davacıya doğrudan ya da dolaylı zarar verme maksatlı olmadığını, müvekkilinin kusurlu bulunmamasından hareketle ortada tazmin edilecek bir zararın söz konusu olmadığını, davacının taraflarının kullanımından daha önce de haberdar olduğunu, buna uzun süreden beri sessiz kaldıklarını, bu sessiz kalmanın bir icazet anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı .....Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının bahsettiği katalogdaki kullanımın diğer davalı Final Ltd. Şti. lehine yapılmış bir imaj reklamı yani tanıtım olduğunu, diğer davalının kataloğun basım tarihi olan 2016 Ocak ve Şubat döneminde de davacının bayisi olduğunu, dolayısıyla kataloğun basıldığı dönemdeki bilginin hatalı olmadığı gibi, bu reklamlarla ilgili herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının maddi kayıp iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Ltd. Şti. tarafından organize ettirilerek bastırıldığı anlaşılan Türkiye Kitap Kataloğu isimli kataloğun 8. sayfasında diğer davalı Final Ltd. Şti. lehine bir reklam sayfasına yer verildiği, söz konusu reklam sayfasında “FİNAL PAZARLAMA” bünyesinde “Final Yayınları, FDD Yayınları, Hedef Yayınları, Formül Yayınları ve Final Kültür Sanat Yayınları” isimli yayınevlerinin mevcut olduğu belirtilmekte, bu yayınevlerine ait kitapların satım ve dağıtımın davalı Final… Ltd. Şti. (Final Pazarlama) tarafından yapıldığının ifade edildiği, anılan sayfanın sağ alt kısmında ise “POPÜLER KİTAPLAR” “TÜBİTAK ANA BAYİİ” ifadeleriyle davacının tescilli şekil markası ile tanınmış “TÜBİTAK” ibaresine yer verildiği, söz konusu kullanım ile “Final Pazarlama” olarak gösterilen davalı şirketin, davacı TÜBİTAK’ın ana bayilerinden biri olduğunun ifade edildiği, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında doğrudan bir bayilik akdi bulunmamakla birlikte kitap satış ve dağıtımından kaynaklanan bir hukuki ilişki olduğu, ancak gerek davalının TÜBİTAK logosunu kullanımı ve gerekse de taraflar arasındaki satım ve dağıtım sözleşmesinin bitiş tarihinden sonra davalılarca kullanıma devam edilmiş olmasının marka hakkının ihlaline sebebiyet vereceği, bu anlamda gerek söz konusu markayı kullanmak suretiyle reklam yayınlatan Final Ltd. Şti.’nin gerekse de reklam anlaşması çerçevesinde reklam yayınlayan ... Ltd. Şti.’nin, davacıya ait tanınmış marka ve şekil markasını hukuka aykırı biçimde kullandığı, bu kullanımın ise tecavüz teşkil edeceği, davalı KİTYAY firmasından kendisine sunulan reklamlardaki tüm kullanımları denetlemesi beklenemeyeceğinden ve davacı tarafından KİTYAY firmasına eylemin sonlandırılmasına dair davacı tarafından bir ihtar gönderilmediğinden KİTYAY firmasının tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, davalı Final Pazarlama Limited Şirketinden toplam 7.020,47 TL maddi tazminat talep edebileceği, davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağı, somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği 2.000,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalıların davacının markasının tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve ref'ine, tedbiren el konulan ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm evrak ürün ve tanıtım malzemelerinden davacının markasının çıkarılmasına, mümkün değil ise imhasına, 7.020,47 maddi tazminatın 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Final Pazarlama Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Final Pazarlama Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının, olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmediği, 7.000,00 TL manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, diğer yandan davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde, gerekçeli kararda el koyma tedbirinden bahsedilmekte ise de mahkemece bu yönde verilen bir kararın olmadığının ileri sürüldüğü, gerçekten de dosya kapsamından, mahkemece bu yönde verilen bir karar olmadığı halde hüküm kısmında "tedbiren el konulan ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm evrak ürün ve tanıtım malzemelerinden davacının markasının çıkarılmasına, mümkün değil ise imhasına," şeklinde ibarelere yer verildiği, mahkemece bu hususta daha önce bir karar verilmediği gözetildiğinde, hüküm kısmında yer alması gereken ibarelerin "Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden davalıların tüm kullanımlarının, tüm evrak ürün ve tanıtım malzemelerinden çıkarılmasına, mümkün değil ise imhasına," şeklinde olması gerektiği, ayrıca manevi tazminat için talep gibi haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde olmadığı gibi davacının, kararın Türkiye genelinde ilan edilmesine yönelik talebi için de bir hüküm kurulmaması doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacının markasına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve ref'ine, davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden davalıların tüm kullanımlarının, tüm evrak ürün ve tanıtım malzemelerinden çıkarılmasına, mümkün değil ise imhasına, 7.020,47 maddi ve 7.000,00 TL tazminatın 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Final Pazarlama Kitap Kırtasiye Yayın Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline, diğer davalı yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı ......Ltd. Şti. Vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu ve 61 inci maddeleri. 3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 20.020,47 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ......Ltd.Şti. vekilinin temyiz istemine gelince, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı sadece davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı .....Ltd.Şti. İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemiştir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan davalı ......Ltd.Şti. temyiz yoluna başvuramayacağından adı geçen davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ve davalı .....Ltd. Şti. vekillerinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.