10. Hukuk Dairesi 2024/2325 E. , 2024/3068 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/379 E., 2023/395 K. KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması ü
**10. Hukuk Dairesi 2024/2325 E. , 2024/3068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/379 E., 2023/395 K. KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.03.1994 tarihinden 14.11.2004 tarihine kadar 10 yıl bilfiil ve kesintisiz olarak çalıştığını, Bakırköy Mahmutbey hattında minibüs olup yolcu nakli yapıldığını, müvekkilinin ..... plakalı dolmuşta şoför olarak çalıştığını, aylık gelirinin 1200 TL civarında olduğunu, ancak müvekkilinin çalıştığına dair gerekli bildirgelerin verilmediği gibi müvekkilinin sigortasının da ödenmediğini, 14.11.2004 tarihinde hiçbir haklı neden gösterilmeden iş akdine son verildiğini, işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2005/1567 esas sayılı dosyasında açılmış olan davanında müvekkilinin lehine sonuçlandığını belirterek müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.03.1994 - 14.11.2004 tarihleri arasında sürekli olarak çalışmasına dayalı hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait araçta bir hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çok kısa süreli ve aralıklı olarak çalıştığını, bir kişinin 10 yıl gibi uzun süre sigortasız çalıştırıldığını bilmemesinin söz konusu olamayacağını, davacının çeşitli dönemlerde başka başka araçlarda da kendi namına ve hesabına çalıştığını, açılmış olan alacak davasının temyiz edildiğini, alacak davasındaki yargılama ve ispat şekli ile sigortalılığın tespiti davasındaki ispat şekillerinin farklı olduğunu da beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalıya ait işyerinin 03.04.2008 tarihinde kanun kapsamına alındığını, halen faal olduğunu, davacının davalı işyerinden çalışmalarına rastlanmadığını, davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia etmekte olduğunu, bu nedenle hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin ya da çalışmaların kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığını tanık beyanları dışında resmi yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini,hizmetin geçtiği iddia edilen sürede işyerinin 506 sayılı Kanun'un uygulama alanında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, işyerinin varlığının ve yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, ücretin de somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.08.2012 tarihli ve 2009/981 Esas, 2012/493 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüyle 340920.00662 SGK sicil no.lu davacının davalıya ait ....işyeri sicil nolu hatlı minibüs işyerinde kesinleşen işçilik alacakları dosyasındaki süre ve ücrete itibar edilerek 07.03.1994 - 14.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 05.12.2013 tarih ve 2012/19506 Esas, 2013/23001 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda; davacı tanıklarının, dava konusu dönemde davacının çalıştığını belirtmelerine rağmen, davalı tanıklarının çalışmadığını beyan ettikleri, resen tanık araştırılarak dinlenilmediği ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacı adına davalı işverene ait aracı kullanırken ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, görülmüştür. Yapılacak iş, davalı işyerinin dava konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, bu nedenle dönem bordrolarının verilmediğini ve davacının çalıştığı ....plakalı aracın dolmuş olarak çalıştığını gözeterek, davacının hangi tarihten beri uygun sürücü belgesi sahibi olduğunu ve davalı işverene ait araçta çalışması sırasında hakkında trafik ceza tutanağı tanzim edilip edilmediğini ilgili kolluktan sormak, tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, davacının çalıştığı hatta görevli olan şoför ve diğer çalışanlar ile duraklardaki sabit işyerleri çalışanları ve sahiplerini kolluk, belediye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle tespit ederek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 22.02.2017 tarihli ve 2014/134 Esas, 2017/91 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile (23.05.2016 tarihli ek-bilirkişi raporunun ehliyet tarihi 07.03.1995 tarihinin başlangıç tarihi olarak değerlendirilerek) 3409.62 SGK sicil no.lu davacının davalıya ait .... işyeri sicil nolu hatlı minibüs işyerinde 07.03.1995 - 14.11.2004 arası dönemsel olarak hesap edilen ücretlere göre hizmet akdi ile 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 18.09.2018 tarih ve 2017/4055 Esas, 2018/6511 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, işçilik alacakları davasının hizmet tespiti davalarında kesin delil niteliğinde olmadığı, hizmet tespiti ve işçilik alacakları davaları için izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstasların tamamen birbirinden farklı olduğu dikkate alınmadan, yetersiz ve çelişkili tanık beyanlarına itibarla hizmet tespitine karar verildiği ve davacının ücretinin de fahiş olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, davacının çalıştığı hatta görevli olan şoför ve diğer çalışanlar ile duraklardaki sabit işyerleri çalışanları ve sahiplerini kolluk, belediye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle tespit ederek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının meslekteki kıdemi tespit edildikten sonra aldığı gerçek ücretin belirlenmesi açısından, TÜİK'ten emsal ücreti sormak, tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesi ile mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 01.10.2020 tarihli ve 2018/604 Esas, 2020/212 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 30.09.2021 tarih ve 2021/5401 Esas ve 2021/11387 Karar sayılı kararında; "...Dosya içeriğine göre davacı tarafça, davalıya ait .... plakalı araç ile kazaya karıştığına dair 23.11.1998 ve 07.11.2004 tarihli trafik kaza tutanakları ibraz edilmiş ise de, söz konusu kaza tutanaklarının içerikleri araştırılıp, gerekli belgeler getirilmeden karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece yapılacak iş davacı tarafından sunulan 23.11.1998 ve 07.11.2004 tarihli trafik kaza tutanaklarının içerikleri yöntemince araştırılmalı, getirilecek kaza tutanaklarının içerikleri ile yine davacı tarafından ibraz olunan 27.03.2001 tarihli “Taşıt Tanıtma Kartı”, dosyaya Emniyet Müdürlüğü tarafından sunulan ve davacı adına .... plakalı araç şoförü olarak düzenlenen 24.09.2001 - 12.11.2001 - 12.04.2002 - 10.06.2002 - 17.06.2002 - 23.08.2002 - 05.01.2003 - 03.03.2003 - 16.04.2003 - 05.09.2003 - 31.10.2003 - 06.01.2004 - 21.02.2004 - 2.05.2004 - 18.06.2004 - 09.07.2004 - 13.08.2004 - 25.08.2004 - 07.11.2004 tarihli ceza işlemleri ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir...." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde davanın ispatlanamadığı, emniyet birimine yazılan yazılara istinaden yapılan araştırmalara olumsuz cevap verildiği, davacının çalıştığını beyan etmesine rağmen herhangi bir bordro veya hesap detayı ile çalışmanın ispatlanamadığı, sigorta verilerinin bulunmadığı, maddi gerçeği aydınlatacak ve davacının çalışma olgusunu ispatlayacak kanaat verici delil elde edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kesinleşen işçilik alacakları dosyasının bulunduğunu, her iki davada dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğruladıklarını, bozma kararından sonra dinlenen ...'un da davacının çalışma iddiasını doğruladığını, bozma gereği istenilen kaza tespit ve ceza tutanaklarına aradan geçen uzun yıllar sebebiyle erişilemediğini, dosyaya sunulan delillerin davanın ispatı için yeterli olduğunu, kesinleşen alacak dosyası ve tanık beyanlarının da davacı iddialarını desteklediğini beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 07.03.1994 - 14.11.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 4.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; emniyet birimine yazılan yazılara istinaden yapılan araştırmalara olumsuz cevap verildiği, davacının çalıştığını beyan etmesine rağmen herhangi bir bordro veya hesap detayı ile çalışmanın ispatlanamadığı, sigorta verilerinin bulunmadığı, maddi gerçeği aydınlatacak ve davacının çalışma olgusunu ispatlayacak kanaat verici delil elde edilemediği gerekçeleriyle davacının davalı işverenler nezdinde 07.03.1994 - 14.11.2004 tarihleri arasında çalışma iddiası hakkında davanın reddine karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. 2.Somut olayda, Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2005/1567 E-2009/247 K. sayılı kararı ile davacının davalı apartman işyerinde 07.03.1994 - 28.04.1996 ile 18.07.1997 - 14.11.2004 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı, kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.12.2011 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, Mahkemece, sigortalının işverene karşı açtığı kesinleşen işçilik alacağı dosyasının, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği 2017/23739 sayı ve 20.10.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere kuvvetli delil niteliğinde olacağı gözetilerek, davacı adına "E" sınıfı sürücü belgesinin ilk kez alındığı tarih ile tüm dosya içeriği değerlendirilmek suretiyle, çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.