4. Hukuk Dairesi 2023/2189 E. , 2024/13361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1144 Değişik İş, 2022/1175 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-65138 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/79503 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik
**4. Hukuk Dairesi 2023/2189 E. , 2024/13361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1144 Değişik İş, 2022/1175 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-65138 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/79503 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 01.12.2020 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, taşınmazın orta hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ilgili kurumlar tarafından taşınmazın derhal boşaltılması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafından bir miktar ödeme yapılmış ise de bu ödemenin güçlendirme masraflarını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek 119.389,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasar ihbarı üzerine müvekkili tarafından hasar tespiti için gerekli çalışmaların yapıldığını ve ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz raporu üzerine müvekkili tarafından ödemenin yapıldığını, belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat dışı olduğunu, zararın yapının yapım eksikliği nedeniyle mi yoksa deprem nedeniyle mi meydana geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre bakiye zarar bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, hasarın 01.12.2020 tarihli depremde meydana geldiğini, bilirkişi raporunda 30.10.2020 tarihli depremde hasar meydana geldiği kabulü ile değerlendirme yapıldığını, poliçe düzenlenirken taşınmaz için hasarsız tespitinde bulunulduğunu, taşınmazın 01.12.2020 tarihli artçı depremlerde hasara uğradığını, orta hasar tespitinin poliçenin düzenlenmesinden ve 01.12.2020 tarihli depremden sonra yapıldığını, aynı binadaki diğer bağımsız bölüm için yapılan başvurunun olumlu sonuçlandığını, bilirkişi raporunun yüzeysel bir inceleme ile düzenlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan konutun depremde hasara uğraması nedeniyle sigorta bedeli talebine ilişkindir. Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise hasarın bina kusurundan ileri gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini savunmuş; hakem heyetince sadece sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak karar verilmiştir. Davacıya ait konutun deprem nedeniyle orta hasarlı olduğu, riskli yapı haline geldiği, taşınmazın derhal boşaltılması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğinin Narlıdere Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından tespit ve davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Resmi kurumlar tarafından yapılan bu tespitler de dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasıdır. Açıklanan bu uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği her tür izahtan uzaktır. Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup belirtilen bu değerlendirmeler, konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi ile inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binaya ait yapı ruhsatı, proje vs. belgeler ve binanın riskli yapı olduğunun tespitine ilişkin tüm belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra konusunda uzman bir jeoloji mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden, deprem ile binanda meydana gelen hasar arasında illiyet bağının olup olmadığı, sigortalı konutun riskli ve orta hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti ile depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun (zararın zorunlu deprem sigortası teminatında olduğunun) saptanması halinde, ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu ve davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.