7. Hukuk Dairesi 2011/945 E. , 2011/3248 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, kamulaştırma sahası içerisinde kalan taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma…
**7. Hukuk Dairesi 2011/945 E. , 2011/3248 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, kamulaştırma sahası içerisinde kalan taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davacı tarafın 161 ve 163 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki muhdesatların miras bırakanı ... tarafından meydana getirildiğini öne sürerek görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır. Adı geçen miras bırakanın terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde, davanın niteliğine göre mirasçılardan birisinin miras ortaklığı adına tek başına açmış olduğu davanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması için dışarıda kalan mirasçıların açılmış bulunan davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun biçimde olurlarının alınması ya da TMK.nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle dava yürütülmesi zorunludur. Ne var ki davacı tarafın mirasbırakanı ...’ün mirasçılık belgesi dosya içerisinde bulunmadığından davada taraf koşulunun oluşup oluşmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan; dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 161 parsel sayılı taşınmazın ... Aygün, 163 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen tapu maliklerinin sağ iseler nüfus kayıtları ölmüş iseler mirasçılık balgeleri dosya içerisinde bulunmadığından, davalı tarafın tapu kayıt malikleri ile olan ırsi ilişkileri dolayısıyla bu yönden de davada taraf koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamamaktadır. Dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliklerinin ölmüş olduğunun anlaşılması halinde tüm mirasçılarının davada taraf olmaları gerektiği kuşkusuzdur. Taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle davacı tarafın miras bırakanı ...’ün ve ölmüş iseler tapuda malik olarak görünen ... ve ...’ün mirasçılık belgeleri taraflardan istenerek az yukarıda açıklanan şekilde davada taraf koşulu sağlanmalıdır. Davada taraf koşulu sağlandıktan sonra işin esasına girilmeli, dava konusu taşınmazların ev ve arsa niteliği ile tapuya kayıtlı oldukları da gözetilerek 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde öngörülen ve mahkemece kendiliğinden değerlendirilmesi gereken hak düşürücü süre yönünden de araştırma yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece taraf koşulunun ve hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, az yukarıda isimleri geçen davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.