T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/1125 KARAR NO : 2025/1237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2019 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/1125 KARAR NO : 2025/1237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/750E., 2019/581K. DAVA : Kayıt Kabul KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif aleyhine üçüncü kişiler tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1627 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... adresinde bulunan taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ilgili taşınmazın kooperatif üyeliği nedeniyle davacıya isabet eden bağımsız bölüm olduğunu, kooperatifin borcu yüzünden taşınmazın satıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, taşınmazın icra dosyasında kıymet takdirinin yaptırıldığını ve değerinin 140.000,00 TL olarak tespit edilerek bu bedel üzerinden satışa çıkarıldığını, buna karşılık müvekkilinin kooperatifin borcu ödeyeceğini bildirmesi karşısında taşınmazın satılmayacağını düşündüğünden icra yoluyla yapılan kıymet takdiri işleminden sonra taşınmazı kiraya vermek üzere detaylı tadilata giriştiğini, evin değerini ciddi oranda arttıracak şekilde dekorasyon ve eklemeler yaptırdığını, yapılan tadilatlar sonucu Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/19 Değişik iş sayılı dosyasında yapılan keşifle taşınmazın değerinin 160.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin ve uğranılan zararın tahsili amacıyla Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4319 sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Haciz işleminin taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümlerin kooperatif üyeleri adına tapuya tescil edilmesinden önce uygulandığı için taşınmazın satıldığını, yasaya göre kooperatifin alacaklılarına karşı malvarlığı ile sorumlu olduğunu, kooperatif üyelerinin kooperatifle aralarında imzalamış oldukları ana sözleşmeye istinaden sorumluluklarının söz konusu olduğunu, davacının da kooperatif üyesi olduğunu ve üyeliğinin halen devam ettiğini, müvekkili kooperatifin halen borçları ve aidat ödemesinin de devam ettiğini, ortakların dairelerini borçsuz teslim almadıklarını, henüz bağımsız bölümlerin kooperatif üyelerine tapuda tescili mümkün olmadan haciz işlemi gerçekleştiğinden davacı üyenin hakkının kooperatifdeki pay tutarı kadar olduğunu, davacının payını aşan daire bedelini talep edemeyeceğini, taşınmazın tespit edilen değerinin fahiş olduğunu, daire bedelinin talep edilebilmesi için kooperatif borçlarının ve aidat ödemelerinin bitmiş olması gerektiğini, kooperatif defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkili kooperatifin yüklü miktarda borcu olduğunun görüleceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "... davalı kooperatif üyesi olan davacının kendisine tahsis edilen taşınmazın davalı kooperatifin 3.kişilere olan borçlarından ötürü taşınmazın henüz davacı adına tapuda tescili yapılmadığından davalı kooperatifin borcu nedeniyle icra yoluyla haczedilerek satıldığı, davacının uğradığı zararın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının iddialarının ispatı bakımından davalı kooperatif kayıtlarının incelenmesinin gerektiği, ancak davalının kooperatif kayıtlarının defaten ibraz edilmesi talep edilmiş ise de dosyaya ibraz edilmediği, bilirkişiye kooperatif kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bilirkişinin davalı kooperatif kayıtlarına ulaşamadığı, davacının talebinin kooperatif kayıtları incelenmeden değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, davacının üyelik nedeniyle anılan taşınmazı hak kazandığının aşikar olduğunu, davacının elinde olmayan, temin etmesi de olanaksız defter kayıtların sunulmamasından sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının konuyu çözümlemekten uzak düştüğünü beyan ederek, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyelik ilişkisi nedeniyle davacıya verilmesi taahhüt edilen taşınmazın değerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı kooperatife üyedir ve yukarıda belirtilen şekilde talebi içiniş bu dava 08.10.2012 tarihinde açılmış, davalı ise 01.07.2014 tarihinde iflas etmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı, TTK'nın 329. maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüştür. Buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verildiği, bu nedenle, anonim şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacağı, zira ortakların payları için yapılan ödemelerin ortaklığın sermayesini oluşturacağı, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortakların kural olarak iflas alacaklısı olamayacağı, diğer bir anlatımla, ortakların ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Buna göre, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında iflas alacağı olmadığı açıktır (Yargıtay 6.HD 2024/2340 E sayılı ilamı). Mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde değerlendirme yapılması doğru olmadığından, Dairemizce HMK 353/1,b,2 maddesi uyarınca,istinaf isteminin kabulü ile kararın gerekçesinin düzeltilmesi ile davanın açıklanan nedenlerle reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile:HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/750E., 2019/581K. sayılı dava dosyasında verdiği 29/05/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "1-Davanın reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harcın peşin alınan 1.576,00 TL den mahsubu ile bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davalıya verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine," II-) Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine. III-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 25/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...