3. Ceza Dairesi 2017/20947 E. , 2018/16090 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık ...'dan ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilmiş ve bu nedenle sanığın aynı kanunun 15/1 maddesinde düzenlenen suçu işlediği anlaşılmış ise de; bu konuda açılmış bir kamu davası olmadığı görülmekle, zaman aşımı süresi içinde kamu davasının aç…
**3. Ceza Dairesi 2017/20947 E. , 2018/16090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık ...'dan ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilmiş ve bu nedenle sanığın aynı kanunun 15/1 maddesinde düzenlenen suçu işlediği anlaşılmış ise de; bu konuda açılmış bir kamu davası olmadığı görülmekle, zaman aşımı süresi içinde kamu davasının açılmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1) Müşteki hakkında düzenlenen Bingöl Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27.10.2014 tarihli rapor içeriğinde, toraksa nafiz hemopnömotoraksa neden olan yaralanmanın hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtildiği, Fırat Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 20.02.2015 tarihli rapor içeriğinde de hemopnömotoraksa ve iç kanamaya neden olan göğse nafiz delici kesici alet yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğunun bildirildiği, mevcut raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, müştekiye ait tüm tıbbi evrakın ve adli raporların temini ile birlikte Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerine uygun şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Eğlenmek amacıyla gittikleri lunaparkta gondol sırası yüzünden tarafların tartışmaya başlamaları üzerine, tanık beyanlarına ve sanık savunmasına göre, müştekinin sanığı aşağılar şekilde konuştuğu, daha sonra onu omzundan tutarak götürdüğü arka kısımda sanığa vurduğu, sanığın da karşılık verdiği ve bıçakla üç ayrı yerinden göğse nafiz olacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı olayda; üç ayrı bıçak yaralanmasından hangisi ya da hangilerinin yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olduğu hususunda Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerine uygun şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Kovuşturma aşamasında dinlenen tanık beyanlarına ve sanık savunmasına göre, olayın öncesinde müştekinin sanığı aşağılar şekilde konuştuğu, daha sonra omzundan tutarak götürdüğü arka kısımda sanığa yumruk ve kafa atmak suretiyle onu yaraladığı olayda; ilk haksız hareketinden müştekiden geldiği anlaşılmakla, müştekiden gelen haksız hareketin ağırlığı karşısında, TCK'nin 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi de gözetilerek TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle uygulanacak indirimin (1/4) asgari orandan fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 25.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi