Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6566 E. , 2024/593 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6566 Karar No : 2024/593 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... 3) ... (müteveffa) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun İli, Canik İlçesi, ... Mahall…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6566 E. , 2024/593 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6566 Karar No : 2024/593 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... 3) ... (müteveffa) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun İli, Canik İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii ... pafta, ... parsel üzerinde yer alan taşınmazın müştereken maliki olan davacılar tarafından, Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde ... Kavşağı ile...arasında kalan kesiminde inşa edilen katlı transit yol yapımı nedeniyle taşınmazda değer kaybına bağlı olarak meydana geldiği ileri sürülen maddi zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 1.000,00 TL (miktar arttırımı sonrası 32.290,00 TL) değer kaybının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin ... tarih ve E:..., K:2015/960 sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2020 tarih ve E:2015/4201, K:2020/7165 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ek raporda; dava konusu taşınmazın tapuda ana taşınmaz niteliğinde olduğu, dava konusu binada kat irtifakı/kat mülkiyeti kurulmadığı, taşınmaz tapuda arsa niteliğinde olduğu için, dava konusu binadaki meskenlerin bağımsız bölüm niteliği kazanmadığı, bağımsız mesken olarak tapularının da bulunmadığı, dolayısıyla bağımsız bölüme isabet eden arsa paylarının da bulunmadığı için dava konusu binadaki meskenlere arsa payı bedeli ile yapı bedeli toplamı olarak tek bir değer belirlenmesinin de teknik olarak mümkün olmadığı, meskenler için ayrı ayrı tapular şeklinde bağımsız bölümler olarak hesaplama yapılamadığı, dava konusu taşınmazın arsa birim m² bedelinin emsal mukayesesi yöntemine göre hesaplanması için gerekli olan herhangi bir emsal taşınmaza ait resmi satış senedinin ve tapu kaydının dava dosyası içerisinde mevcut olmadığı, taşınmazın değer kaybı ve bedeline dair herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına ilişkin görüş bildirildiği, bilirkişi ek raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu belirtilerek trafik akışının düzenli bir şekilde sağlanması ve ulaşımın rahat ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerçekleştirilen katlı yol imalatının dava konusu taşınmazda değer kaybı oluşturduğundan davanın kabulü ile 32.290,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın arsa değerinin ve bina değerinin ayrı ayrı hesaplanarak tazminat tutarı belirlenmesinin hatalı olduğu, davacılar tarafından miktar artırımına ilişkin istemleri yönünden miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilebileceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava konusu olayda, Samsun Şehir Geçişi ve Samsun Azot Ayr.-Ünye Yolları 9+400-29+040 kesiminin ikmal inşaatı kapsamında, Samsun-Ordu Devlet Karayolunun Canik Belediyesi sınırları içinden geçen ... Kavşağı ile... arasında kalan kesiminde transit trafiğin güvenli ve kesintisiz akışını sağlamak ve yerel trafiğin ana yola katılımını düzenlemek amacı ile farklı seviyeli katlı yol imalat projesinin 2010 yılı Nisan ayında onaylandığı, bu proje kapsamında 04/01/2012 tarihinde katlı yolun imalat çalışmalarının başladığı ve 11/10/2013 tarihinde inşaat çalışmalarının tamamlanarak katlı yolun hizmete açıldığı, davacıların köprülü kavşağın yapılması nedeniyle taşınmazlarında meydana geldiğini ileri sürdüğü değer kaybının ödenmesi istemiyle davalı idareye başvuru yaptığı ve söz konusu başvurunun reddedilmesi üzerine temyize konu davayı açtığı görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir..." hükümlerine yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal olunur" hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasına ilişkin UYAP ortamından alınan davacılara ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacılardan ...'ın ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararından sonra 15/11/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacılardan...'ın vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın ... yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan İdare Mahkemesince dava konusu taşınmaz için her bir davacıya ödenmesi gereken tutar ayrı ayrı belirtilmeksizin tek bir tazminat tutarına hükmedildiği göz önünde bulundurularak davacılardan Naciye Akkaya ve Naci Yılmaz için hükmedilmesi gereken tutarın ayrı ayrı belirlenerek karar verileceği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen ve diğer davacılara ilişkin ise payları yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.