11. Hukuk Dairesi 2012/12002 E. , 2012/14285 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2012/139-2012/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2012/12002 E. , 2012/14285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2012/139-2012/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyen vekili, ihtiyati tedbir isteyenin Yeni Karamürsel Giyim A.Ş'nin hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin diğer hissedarı olan Lale Güven Tuğlu tarafından, halen temyiz aşamasında olan kesinleşmemiş karara istinaden, şirketin 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılması amacıyla ihtiyati tedbir isteyene çağrı gönderildiğini, şirket olağan genel kurul toplantısının 11/06/2012 tarihinde yapıldığını, ancak toplantıya denetçi katılmadığını, bu hususun toplantı tutanağına şerh düşüldüğünü, toplantı sırasında görevli olan komiserler tarafından gündem maddelerinin görüşülmesinden önce hazirun cetvelinde denetçinin isminin ve imzasının bulunmadığını, denetçinin halihazırda toplantıda da bulunmadığını tespit ettiklerini, bakanlık komiserinin toplantının yapılamayacağına dair şerhi karşısında toplantının bakanlık komiseri katılımıyla yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, şirketin hali hazırda denetçisinin bulunmadığını, denetçinin raporunu genel kurula sunmadığını, ihiyati tedbir isteyen ve toplantıyı talep eden çoğunluk hissedarlarının ayrı ayrı dava açmak suretiyle şirkete denetçi atanmasını istediklerini, bu yönde derdest iki dava bulunduğunu, şirket hisselerinin hamiline yazılı olup bu hisselerin önemli bir kısmının (%56,25) hamiline yazılı hisse senetleri devri için öngörülen usuller çercevesinde Gülay TAN ve Lale Güven TUĞLU'ya devredildiğini, bu iki hissedarın da hisselerini ortak açtıkları banka kasasında tuttuklarını deklere ettiklerini, bu konuda açılmış davalar bulunduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin temsil ettiği payların toplantıya katılabilmesi için hamiline yazılı olan senetleri toplantıda hazır ve ibraz etmesinin kanun gereği olduğunu, hamiline yazılı hisse senetleri kasada bulunduğundan ve toplantının yapılabilmesi için gereken asgari toplantı nisabı toplantıda temsil edilemediğinden, toplantıda hazır bulunan oylar itibariyle çoğunluk oluşmadığını ve yeterli nisap sağlanamadığını, genel kurul toplantı zaptına düşülen şerhlerde toplantının birinci veya ikinci olağan genel kurul toplantısı olup olmadığının belli olmadığını, şirket hisselerinin hamiline yazılı senet şeklinde olmasına rağmen hamiline yazılı hisse senetlerinin ibrazı veya hisse senetlerinin bankaya sunularak alınacak toplantı giriş belgesinin bulunmadığı hususları belirtilmiş ise de; mevcut pay defteri durumuna göre toplantı nisabının belirlendiğini belirterek yok hükmünde olan 11/06/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan tüm kararların yokluğunun tespitine ve/veya iptaline, bahsi geçen tutanağın dava sonuna kadar İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde tescil edilmemesi ve icrasının tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, dava konusu olan uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ret kararını, ihtiyati tedbir talebinde bulunan vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbirin reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 382. maddesi uyarınca genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılması halinde, mahkeme, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin görüşünü aldıktan sonra aleyhine iptal davası açılan kararın icrasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu itibarla mahkemece, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin görüşleri alınıp, alınan kararların icrasının geri bırakılması talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken anılan hususlar yerine getirilmeden ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin davanın esasının halledilmesi sonucunu doğurmayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.