19. Ceza Dairesi 2015/27096 E. , 2018/3386 K. MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca ne…
**19. Ceza Dairesi 2015/27096 E. , 2018/3386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığa isnat edilen “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etme” suçunun oluşabilmesi için sanığın ticaret siciline kayıtlı tacir olması, fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gerekir. Mahkeme dosyası içerisinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.04.2014 tarih ve 60349 - 44415 sayılı “şahsi kaydı bulunmadığına” ilişkin cevabi yazısı karşısında sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre ise; 1-Sanık usulüne uygun olarak dava ve duruşmalara davet edilmeden ve Mahkemesince ticareti terk edip etmediğinin kolluk marifeti ile araştırılması yönünde yazılan müzekkere sonucunda, kolluk tarafından bilgi sahibi sıfatı uyarınca alınan beyanı hükme esas alınmak sureti ile savunma hakkının kısıtlanması, 2-Fiili işlediği tarihte 65 yaşını bitirmiş olan sanığın adli sicil kaydı getirtilerek, sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine ilişkin şartların bulunup bulunmadığının kararda tartışılmaması, 3- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 4-Kasıtlı suçtan hapse mahkûmiyetin kanuni sonucu olmasına karşın, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, 5-Gerekçeli karar başlında suç tarihinin ''27.02.2014'' yerine ''19.03.2014'' olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.