11. Hukuk Dairesi 2010/16088 E. , 2012/14212 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/204-2010/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16088 E. , 2012/14212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/204-2010/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "BİZİM", "BİZİM BEREKET", "BİZİM DOSTA", "BİZİM + Şekil", ibareli birçok markaların bulunduğunu, "BİZİM" esas unsurlu bu markaların tanınmış marka olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak nitelikte “BİZİM KAMER” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, yapılan itirazın nihai olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini, "BİZİM" sözcüğü sebebiyle orta düzeydeki tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağını, "KAMER" kelimesinin markaları farklılaştırmaya yetmediğini, müvekkili şirkete ait markaların itibarını zedeleyici sonuçlar doğurabileceğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, markaların bir bütün olarak farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Bizim Kamer Gıda Ltd. Şti. vekili, “BİZİM KAMER” ibaresinin davacının markalarından farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "BİZİM" ibaresinin çok geniş anlamı olduğunu, bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı başvurusunun, davacı markaları ile genel izlenim ve görünüm itibariyle yakınlaşma ve iltibas yaratma niyetiyle yapıldığı açıkça anlaşıldığından başvurunun kötüniyetli olduğu, başvuru kapsamında yer alan gıda malları alıcılarından oluşan ortalama tüketici profilleri, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları, satın almaya ayrılan süre, alım sıklığı, birbirileri yerine ikame olanağı itibariyle, itiraza dayanak markaların kapsamlarındaki mallar ile davalı başvurusundaki malların aynı ya da benzer olduğu, KHK’nin 8/1-b bendi anlamında başvuru ile itiraza mesnet markaları taşıyan malların veya sunulan hizmetlerin aynı firmaya ait olduğu veya aralarında ticari, idari bir bağlantı bulunduğu yanılgısına sebep olacağı, bu nedenle karıştırılması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.