(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10841 E. , 2007/11601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10841 E. , 2007/11601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Doğanzeki ... köyü 124 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarında "... oğlu ..." yazılı kaydın "... oğlu ..." olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ... oğlu ...'un 1970 yılında tapulama tutanağında ölü yazıldığı, başka ...'un bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmazların kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin, isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olup olmadığının saptanması gerekir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda 1/3 hisse ... oğlu ...'a aittir. Nüfus müdürlüğü bu isimde bir kaydın bulunmadığını bildirmiş, tanıklar ise dava konusu taşınmazdaki 1/3 hissenin davacıya ait olduğunu beyan etmişlerdir. Cumhuriyet Savcılığınca yapılan araştırmada köyde 1944 ve 1947 doğumlu ... ... isimli kişilerin bulunduğu tespit edilmiştir. 7.11.1991 yılında düzenlenen kadastro tutanağında ve ... oğlu ...'un 1970 yılında öldüğü açıklanmıştır. Bu durum karşısında dosya içindeki bilgilerle, tutanaklar örtüşmediğinden kadastro tutanak bilirkişileri de mahkemeye çağrılmak gerekirse taşınmaz başında dinlenmek suretiyle bu ifade ve dosyadaki diğer bilgiler ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirilerek sonucu doğrultusunda karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 4.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.