8. Hukuk Dairesi 2022/3530 E. , 2025/1590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/195 E., 2022/461 K. KARAR : Davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/34 E., 2020/86 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hak
**8. Hukuk Dairesi 2022/3530 E. , 2025/1590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/195 E., 2022/461 K. KARAR : Davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/34 E., 2020/86 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11 inci maddesine göre yapılan Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davası ile tescil istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davasının reddine, tescil davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 1940 yılında 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan 08.08.1940 tarihli 4582 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak ilan edilen orman tahdidi, 1956 yılında 766 sayılı Kanun’a göre yapılan arazi kadastrosu, 1988 yılında yapılan ve 15.06.1988 tarihinde ilan edilen Aplikasyon ve 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B Çalışması, 2006 yılında 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 4999 sayılı Kanun’la Değişik 9 uncu maddesi Kapsamında yapılan Fenni Hataları Düzeltme çalışması, 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5831 sayılı Kanunla değişik Ek 4 üncü madde çalışması, 2015 yılında 6292 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan düzeltme çalışması bulunmaktadır. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Eyüp ilçesi Kemerburgaz semtinde bulunan ekte sundukları iskân tapu kayıtlarında yer alan taşınmazların malikinin müvekkilleri olduğunu, bu taşınmazların olduğu yerlerde 22.12.2015 tarihinde askı ilanı yapılan Orman Kadastro Haritalarındaki Teknik Hataları Düzeltmesi çalışması yapıldığını, bu çalışma ile müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edilerek dava konusu olan taşınmazın Orman sınırları içerisine alındığını, teknik hataların düzeltilmesi adı altında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazların doksan yılı aşkın senedir müvekkilleri tarafından kullanıldığını, kadastro çalışmalarında Kemerburgaz Mimarsinan mahallesi ve Mithatpaşa mahallesi kadastro ekibi olarak imzalayan muhtar ve bilirkişilerin tutanağı itirazı kayıt ve muhalefet şerhi ile imzaladıklarını, müvekkillerine Eyüp Tapu Müdürlüğü tarafından 1976 tarihinde verilen iskan kayıtlarında yer alan iki farklı taşınmaz bulunduğunu, birinci taşınmazın miktarının 5 dönüm 2 evlek olduğunu, Kurudere üstü mevkiinde bulunan ve hudutları açısında bir tarafı yol, bir tarafı fundalık, bir taraf tarafı fundalık, bir tarafı ... ... olan taşınmaz olduğunu, ikinci taşınmazın ise: 2 dönüm olduğunu, iki kemer arasında bulunan ve hudutları açısından bir tarafı ... , bir tarafı ... ..., bir tarafı ..., bir tarafı ... ... olan taşınmaz olduğunu, bu taşınmazların Kemerburgaz köyü iskan tevzi defteri’nde detaylı ve ayrıntılı bir şekilde yer aldığını belirterek 22.12.2015 tarihinde askı ilanı yapılan “Orman Kadastro Haritalarındaki Teknik Hataları Düzeltme İlanı” işleminin iptal edilerek, yapılan işlemin düzeltilerek bu tutanakta müvekkillerinin malik olduğu taşınmazın müvekkilleri adına tespitinin yapılarak tescil edilmesini istemiş, yargılama aşamasında Kurudere üstü mevkiinde taşınmazın 142 Parsel içerisinde, iki kemer arasında bulunan ve miktarı 2 dönüm olan taşınmazın ise Eyüp ilçesi sınırları içerisinde 245 parsel olarak kayıtlı bulunduğunu beyan etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza ilişkin ada parsel numarası belirtilmediğini, dava şartlarına aykırılık nedeniyle davanın esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin onuncu fıkrası ve 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro çalışması kanunlara ve usule uygun olarak yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazları davacı beyan edemediği için idarenin taşınmazları tespit edemediğini belirterek, davacının taşınmazları belirtmesinden sonra cevap vereceğini belirtmiş, yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin onuncu fıkrası uyarınca, tutanak, pafta ve zemindeki uyumsuzlukların düzeltildiği, mülkiyet değişimine yönelik çalışma yapılmadığı, dava konusu taşınmazın, 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan kesinleşen Orman Kadastrosunda, Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı, takip eden zamanda yapılan kadastro çalışmalarında da dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu ve orman sınırları içerisinde kaldığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro işlemlerinde, dava konusu taşınmaz açısından bir değişikliğin, yeni tespitin bulunmadığı, çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmaz açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz davası olduğu, sadece 6292 sayılı Kanun gereği yapılan işlemin, mevzuatına uygun olup olmadığının değerlendirildiği, davacı tarafın tescil talebinin 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarının konusu olmadığı, davacı tarafın tescil talebi açısından Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçeleriyle; 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davasının reddine, "Davacı taraf adına tescil" talebi açısından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115 inci maddeleri uyarınca davanın görev yönünden usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Nöbetçi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından; müvekkillerine murisleri ... Akilçe'den miras yoluyla geçen dava konusu olan ve haritalarda belirttikleri arsanın 17.12.2015 tarihli 6292 sayılı kanun 11/10 uncu maddesinin uygulamasına ilişkin İstanbul İli Eyüp ilçesi Mithatpaşa ve Mimarsinan mahallesi Orman Kadastro Haritalarındaki teknik hataları tespit ve düzeltme raporu (teknik rapor) kapsamı çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığını, ilk yapılan kadastro çalışmaları sınırlarının bu çalışma ile sonuçlandığını ve 1938-1939 kadastrosunun kesinleşmediğinin ortada olduğunu, dava konusu arsanın orman adına tespitinin iptali ile müvekkillerinin murisi adına tescilini talep etiklerini, 17.12.2015 tarihli 6292 sayılı çalışmaya ve bu çalışmanın yapılmasına sebep olan bu çalışmadan önce yapılan çalışmalara yani son çalışma ve geldi çalışmalarına itiraz ettiklerini, 1942 yılı hava fotoğrafı ile 1956 yılı memleket haritasına göre dava konusu taşınmazın tahdit sırasında ziraat arazisi özelliğinde açık alanda kaldığını, üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığını, müvekkillerinin mülkiyet haklarının korunmasının gerekli olduğunu, teknik hataların düzeltilmesi adı altında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerine Eyüp Tapu Müdürlüğü tarafından 1976 tarihinde verilen iskan kayıtlarında yer alan iki farklı taşınmaz olduğunu, birinci olan taşınmazın miktarı açısından 5 Dönüm 2 Evlek olan, Kurudereüstü mevkiinde bulunan ve hudutları açısında bir tarafı yol, bir tarafı fundalık, bir taraf tarafı fundalık, bir tarafı ... ... olan taşınmaz olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1940 yılında 3116 sayılı kanuna göre yapılan ve kesinleşen tahdide göre Belgrad Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığına ilişkin görüş bildirildiğini, 1940 yılında yapılan kadastro çalışmalarının 6292 sayılı Kanun ile yapılan çalışmalar ile kesinleşmediğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu edilen ve bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmazın, 1940 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı ve 26.07.1945 tarihinde "Karışık Baltalık" vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, 2896 ve 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uygulamalarında muhafaza orman statüsünde olduğu için 2/B uygulamasına konu edilmediği, 557 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmazın sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu edilen 6292 sayılı Kanun çalışmalarında da, taşınmazın sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı, davacılar vekilinin, dava konusu taşınmazın tescil talebi yönünden İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmanın, yeni bir Orman Kadastro ve/veya 2B uygulama çalışması olmadığı, Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesine yönelik bir çalışma olduğu, bu çalışma ile orman sınırları içerisindeki bir taşınmazın orman dışına çıkarılmasının ve şahıslar adına tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde arazi kadastro çalışmalarının 1962 yılında yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçeleriyle, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre yapılan Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı yapılan başvurunun ve tescil talebi yönünden yapılan başvurunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler tekrar edilerek temyiz isteminde bulunulmuştur. Dava, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre yapılan Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davası ile tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.