10. Ceza Dairesi 2021/10401 E. , 2024/18881 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/394 E., 2016/484 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir old…
**10. Ceza Dairesi 2021/10401 E. , 2024/18881 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/394 E., 2016/484 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası yarınca kamu davasının düşmesine ve karar kesinleştiğinde 12.02.2016 tarihli ve 2016/39 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında belirtilen denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin kaldığı yerden devamı hususunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; yargılamaya devamla karar verilmesi yerine düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık hakkında yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.02.2016 tarihli ve 2016/1404 Soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın kendisine yüklenen yükümlülükleri ihlal ettiği gerekçesiyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2016/3794 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine; Mahkemece ısrar şartının kovuşturma şartı olduğu, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası gereği düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde 12.02.2016 tarihli ve 2016/39 Karar sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında belirtilen denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin kaldığı yerden devamı hususunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8 inci fıkrasında "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği gibi, sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 12.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklere uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönlerden incelenmeksizin Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.05.2024 tarihinde karar verildi.