İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının dava dışı eşi ile 2 numaralı müvekkili, dava dilekçesinde 1 numaralı davacı olarak zikredilen şirketi kurduklarını, 2/3 yıl süren ortaklık, 2017 yılında dava dışı ortağın hisselerinin müvekkili tarafından devir alınmasıyla son bulduğunu, davalı yan eşinin ortak …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/954 KARAR NO : 2025/1549 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2023 NUMARASI : 2022/205 E. - 2023/93 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının dava dışı eşi ile 2 numaralı müvekkili, dava dilekçesinde 1 numaralı davacı olarak zikredilen şirketi kurduklarını, 2/3 yıl süren ortaklık, 2017 yılında dava dışı ortağın hisselerinin müvekkili tarafından devir alınmasıyla son bulduğunu, davalı yan eşinin ortak olduğu dönemde bir süre müvekkili firmada çalışmış olup, davalı çalıştığı dönemde gizlice anılan senedi şirket kasasından alarak, boş kısımları doldurmuş ve ortaklık ilişkisi bittikten sonra müvekkilleri aleyhine icra takibine giriştiğini, davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması ve evrakta sahtecilik suçından suç duyurusunda bulunduklarını, senet metni davalı yan tarafından talil edildiğini, öncelikle senet metni ile davalı yanın borçluya yönelik beyanları taban tabana zıt olup, bu manada senet metni ile davalının senede yönelik beyanlarının taban tabana zıt oluşu müvekkililerinin davalıya herhangi bir borçlarının olmadığını ortaya koyduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an olsun davalının kayıtlarda gözükmeyen gerçek ortak olduğunu kabul etsek dahi, davalının bizzat savcılık dosyasına sunduğu ve “... ile imzaladık” dediği hisse devir sözleşmesi incelendiğinde, anılan devir ilişkisinden dolayı tarafların (ortakların) birbirlerinden herhangi bir alacaklarının bulunmadığının açıkça imza altına alındığı, anılan sözleşme ile senet tanzim tarihinin aynı gün olması karşısında, anılan sözleşmede senede atıfta bulunulmamasının da davalı yanın “...’den olan alacaklarım karşılık anılan senet bizzat ... tarafından verilmiştir” beyanı ile de taban tabana zıt olduğu ortaya çıktığını, davalının savcılık dosyasındaki beyanları kapsamında, senedin ...’nin kendisine olan borçları nedeniyle verildiğinin iddia edilmesi karşısında, alacağın kaynağına yönelik iddia ile senet metninin çelişmesi nedeniyle her iki müvekkiliiminde anılan senetten dolayı borçlu olmadığının kabulü gerektiğini, sgk kayıtları, ito kayıtları ve şirket ortakları arasında imzalanan ortaklık devir sözleşmesi kapsamında davalı, müvekkili firmanın bir dönem çalışanı olup, aksi yöndeki davalının ortak olduğuna yönelik- iddialar mesnetsiz olduğunu, bu bağlamda, müvekkili şirketin ve şirket ortağının davalıya 2017 yılı itibariyle 180.000 tl borçlu olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı, şirket kasasında bulunan ve sadece imza kısmı mevcut olan senedi yasalara aykırı olarak ele geçirmiş, senedin diğer kısımlarını doldurmuş ve kendince hayali bir alacak meydana getirdiğini, benzer şekildeki suç listesi oldukça kabarık olan davalı, müvekkili firmada çalıştığı dönemde benzer suçlara yönelik kesinleşmiş cezası sebebiyle işten ayrılmış ve cezaevine girmiştir. davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ediyoruzöncelikle icra dosyasına yatırılacak bedelin davalıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, istanbul anadolu 24. icra müdürlüğü’nün ... e. sayılı dosyasından dolayı 211.205,34 tl borçlu olmadığının tespitine, haksız ve mesnetsiz icra takibi nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,dava devam ederken icra dosyasının ödenmek zorunda kalması halinde, davamızın istirdat davası olarak devamına,istanbul anadolu 24. icra müdürlüğü’nün ... e. sayılı takip dosyasının ve takibe konu senedin ve/veya takibin müvekkili firma ve ... yönünden iptaline/durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ....Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat takibe konu çek, kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda çek nedeni ile borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacılara ait bulunduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen senedin bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekmekte olup, buna ilişkin bir delilin dosya içerisinde yer almadığı, dinlenen tanık beyanlarının görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı, davacı vekilince dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından yemin hatırlatıldığı, davalı tarafa yemin eda edildiği, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin HMK madde 200'deki düzenleme uyarınca senetle ispatı zorunlu olduğundan davacının üzerine düşen senedin bedelsiz olduğun ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşıldığından,Davacılar tarafından mahkememize açılan menfi tespit davası, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/200975 soruşturma sayılı dosyasının Sayın Mahkemece celp edildiğini ancak gerektiği şekilde tetkik edilmediğini, gerek davalının soruşturma dosyasındaki beyanı gerekse yargılama boyunca yapılan savunmalar göz önüne alındığında, davalı takibe konu bono alacağının hangi hukuki ve ticari ilişkiden kaynaklandığını ortaya koyamadığını,-01.11.2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alınmadığını, Davalının müvekkili şirketin çalışanı olduğu hususunun sabit olduğunu, 2017 yılında davalı lehine yüksek meblağlı kıymetli evrak keşide edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, duruşmaya iştirak eden davalının, dava konusu ile ilgili olarak H.M.K.nun 169. maddesi gereğince isticvabına karar verilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti, itirazın iptali ve kötüniyet tazminatı talebi verilmesine ilişkindir.Davacı tarafça İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu 20/03/2017 keşide tarihli, 15/06/2018 vade tarihli, 180.000 bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığı iddiayla dava ikame edilmiştir. Davacı tarafça, davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığı, davalının çalışan olup, kasadan senedi gizlice aldığı ileri sürülmüş olup, ispat yükünün davacıda olduğu, dava konusu senedin çalındığına dair soruşturma dosyasında delil bulunmadığı, kambiyo senedinin illetten mücerret olması nedeniyle aksinin de yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, bir borç karşılığı verildiği kabulü ile davacının senet bedelinin bedelsiz olduğu iddiasını yazılı olarak ispatla yükümlü olduğu, buna göre ticari ilişki olmadığı iddiasının da senedin illetten mücerret olması nedeniyle dikkate alınamayacağı, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı bu nedenle dikkate alınmamasında aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarih ve 2022/205 E., 2023/93 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025