Başvuru, askerî disiplin cezasına karşı açılan davanın yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerî disiplin cezasına karşı açılan davanın yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 21/10/2014 tarihinde Çerkezköy 3'üncü Zırhlı Tugay Komutanlığında nöbetçi subay olarak görev yaptığı dönemde nöbetçi amiri ile aralarında geçen bir olay sebebiyle 23/10/2014 tarihinde şikâyette bulunmuştur. Başvurucu şikâyet dilekçesinde özetle olay günü içtimaya geç kalması sebebiyle nöbetçi amirinin içtimaya neden gelmediğini sorduğunu, mazeretini belirtirken cümlesini bitirmeden esas duruşa geçmesini istediğini, kendisini dinlemeden sinirli bir şekilde "...Seni görmek istemiyorum, terk et burayı." dediğini, kendisinin ancak amiri tarafından yazılı emir verilmesi durumunda terk edeceğini söylediğini, amirinin kendisine ikinci defa "Ben seni görmek istemiyorum, git." dediğinde tekrar yazılı emir istediğini belirtmiştir. Başvurucunun nöbetçi amiri hakkında yasal ve idari işlem başlatılması talebiyle yazdığı şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan tahkikat sonucunda 21/1/2015 tarihinde başvurucu hizmete kısmi süreli devam disiplin cezası (00-00 saatleri arasında olmak üzere iki gün) ile cezalandırılmıştır. Karar gerekçesinde, askerliğin ve disiplinin temel gereklerinden birinin astların amirlerine karşı her zaman saygı göstermesi olduğu ve başvurucunun disiplinsizlik fiilini işlediğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Başvurucunun disiplin cezasına yapmış olduğu itiraz reddedilmiş, 29/1/2015 tarihinde itirazın reddine ilişkin karar başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali ile maddi ve manevi tazminat talebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. AYİM 28/5/2015 tarihli kararıyla 31/1/2013 tarihli 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları hariç diğer disiplin cezalarının yargı denetimi dışında olduğu gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Nihai karar 10/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili Mavzuat 6413 sayılı Kanun’un "Disiplin cezaları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “ Subay, astsubay (…) ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:a) Uyarmab) Kınamac) Hizmete kısmi süreli devamç) Aylıktan kesmed) Hizmet yerini terk etmemee) Oda hapsif) Silahlı Kuvvetlerden ayırma” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun "İdari davalar ve yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler, Yüksek Askeri Şuranın kararları ile disiplinsizlik nedeniyle verilen disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar yargı denetimi dışındadır. Ancak; Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararına ve askeri disiplin ile ilgili kanunlarda yargıya açık olduğu belirtilmiş olan disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır. " 6413 sayılı Kanun’un "Yargı denetimi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, (…) uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir. Anayasa Mahkemesi Kararı Anayasa Mahkemesinin 4/6/2014 tarihli E.2013/82, K.2014/100 sayılı kararının ilgi kısmı şöyledir:"...Anayasa'nın maddesinin üçüncü fıkrasında, disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı ifade edildikten sonra, dördüncü fıkrasında, silahlı kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlerin saklı olduğu belirtilerek silahlı kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılması konusunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanınmıştır. ..."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının medeni hak ve uyuşmazlıklar kolunun kamu personeline ilişkin davalarda uygulanabilirliğine ilişkin içtihadını Vilho Eskelinen ve diğerleri/Finlandiya (B. No: 63235/00, 19/4/2007, §§ 39-64) kararında belirlemiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: " Özet olarak, savunmacı devletin, Mahkeme önünde, maddenin korumasından mahrum bırakmak amacıyla bir başvuranın, memur statüsünü öne sürebilmesi için, iki koşul bir araya gelmelidir. İlk olarak, ilgili devletin iç hukuku, söz konusu görev ya da çalışan kategorisi için, mahkemeye erişimi yasaklamış olmalıdır. İkinci olarak, bu aykırılık, devletin çıkarına bağlı tarafsız gerekçelere dayanmalıdır. İlgilinin, kamu gücünün kullanılmasına ilişkin bir hizmet veriyor olması ya da böyle bir sektörde çalışıyor olması, belirleyici değildir. Devre dışı bırakmanın haklı çıkarılması için, devletin, söz konusu memurun, kamu gücünün icra edilmesine katıldığının ya da Pellegrin davasında, Mahkeme’nin kullandığı ifadeye göre, ilgili ve işveren devlet arasında, ‘özel bir güven ve dürüstlük bağının’ var olduğunun kanıtlanmasına yeterli değildir. Devletin, davanın konusunun, devlet otoritesinin kullanılmasıyla ilgili olduğunu ya da adı geçen özel bağı, tartışma konusu haline getirdiğini göstermesi gerekmektedir. Böylece, kural olarak, hiçbir şey, söz konusu devlet ve ilgili memur arasındaki ilişkinin özel olması nedeniyle, maaşla, tazminatla ya da bu tip haklarla ilgili olağan iş ihtilaflarının, maddenin güvenceleri dışında bırakılmasına izin vermemektedir. Sonuçta, maddenin uygulandığına ilişkin bir karine bulunmaktadır ve ilk olarak, milli hukuka göre, memur bir başvuranın, mahkemeye erişim hakkı olmadığını kanıtlamak ve ikinci olarak, maddede güvence altına alınan hakların devre dışı bırakılmasının, bu memur için yerinde olduğunun kanıtlanması savunmacı devletin görevidir."