7. Ceza Dairesi 2010/10090 E. , 2011/27307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1163 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Beraatlerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılanların davaya katılma ve hükmü temyize hakları olduğuna üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildikten sonra yapılan incelemede; Suç tarihi itibarıyla temyiz
**7. Ceza Dairesi 2010/10090 E. , 2011/27307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1163 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Beraatlerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılanların davaya katılma ve hükmü temyize hakları olduğuna üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildikten sonra yapılan incelemede; Suç tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri olan sanıkların 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59/8. maddesine aykırı olarak, görev süreleri dolmasına rağmen yetkisiz işlemler yaptıkları ileri sürülerek, aynı yasanın Ek.2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasına, kooperatif üyesi sıfatıyla katılmaya olanak bulunmadığı görüşünde olduğumdan, aksine oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. Gerekçelerime gelince; 1163 sayılı yasanın Ek 2. maddesinin son fıkrasında, kooperatif organ ve memurlarının görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına ilgili bakanlığın müdahale talebinde bulunabileceği yazılı olduğu gibi, Sanıklara atılı eylemin görevlerinden kaynaklanmadığı kabul edilse bile; Tek başına ve doğrudan doğruya değil, ortağı olduğu kooperatif yönetimini yetkisiz olarak sürdürmeleri nedeniyle dolaylı olarak ve tüm ortaklarla birlikte zarar gören ve 1163 sayılı yasanın 44. maddesi uyarınca koşullarını yerine getirdiklerinde olağanüstü genel kurulu toplayabilme ve suçlanan yönetim kurulu hakkındaki davayı takip ve katılma konusunda yetki alabilme olanağına sahip bulunan ortakların bu yola başvurmadan, tek başlarına davaya katılmaları CMK. kurallarına uygun düşmemektedir. Aksine kabul, benzer davalarla karşılaşan ve binlerce ortağı olan kooperatiflerin tüm ortaklarına CMK.un 233. ve 260. maddeleri uyarınca davanın ve kararın tebliğ edilmesi zorunluluğu doğurur ki, bunun da ceza yargılamasını işlemez hale getirecek sakıncalar yaratacağı açıktır. Belirtilen nedenlerle, ortak sıfatıyla tek başına kamu davasına katılma hakkı bulunmayan müştekilerin, yasaya aykırı biçimde davaya katılmalarına karar verilmesi de temyiz hakkı vermeyeceğinden, temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşünmekteyim.