10. Hukuk Dairesi 2023/62 E. , 2024/5657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1797 E., 2022/2008 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/188 E., 2020/28 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**10. Hukuk Dairesi 2023/62 E. , 2024/5657 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1797 E., 2022/2008 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/188 E., 2020/28 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi babası ...'nın davalı işyerinde çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve bunun sonucunda 02.04.2018 tarihinde vefat ettiğini, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ölümü nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 02.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının murisinin ölümünün başka işyerlerindeki kötü çalışma koşullarından doğmuş olduğunu, müteveffanın başka yer çalışmalarının da bulunduğunu, ölümün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğini belirterek; haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iddia, savunma, celbedilen kayıtlar, birbiri ile uyumlu SSGM, YSK ve Adli Tıp yetkili İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölüm olayının kendisinde mevcut kronik hastalıklar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı, en son aldırılan Adli Tıp raporunda da açıkca murisin ölüm sebebinin tespit edildiği ve ölümün meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilimsel yayınlarda uzun süre madenlerde çalışanlarda solumun siteminde hem hava yolları hem de akciğerlerinde oluşan etkilenme hava yollarında kronik bronşit, amfizem ve bunların birlikteliğinden oluşan KOAH (kronik Obstruktif akciğer hastalığı) en sık görünen hastalık olduğu zamanla kişide kendisini öksürük, balgam, nefes darlığı ile kendini gösterdiği, daha küçük tozların bronşları geçerek hava keseciklerinde birikerek buralarda bunlara karşı doku reaksiyonu geliştiği buna pnomokonyoz denildiği, bu birikimin önce akciğerlerde mikroskobik küçük dokusal birikimlere zamanla akciğerlerde katılaşma, nasırlaşmaya yol açarak havalanmayı engelleyecek solunum yetmezliğine gidecek ciddi değişikliklere yol açacağı bu değişikliklerin kısa zamanda kanserleşmeye de yol açarak bronş akciğer kanseri gelişmesine neden olacağı belirtilmiştir. Bu sebeplerle kişinin sağlığında görmüş olduğu tüm tedavi ve şikayetlerin solunum sistemi ve hava yolları ile akciğerlerle ilgili olması, başkaca bir hastalık ve tedavinin bulunmaması ve otopsinin de yapılmamış olması aleyhimize değrelendirilmemesini ve tespit edilen akciğer hastalıklarının mesleki çalışma koşullarından oluştuğunun ve ölümün bu hastalıklar ve koplikasyonları sonucu geliştiğini, meslek hastalıklarının ölüme etkisi olduğunun kabulü gerekmekte ve emsal içtihatlar gereğince bu durumun ve raporun müvekkil aleyhine yorumlanmaması ve ölümün mesleki olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinde; birbiri ile uyumlu SSGM, YSK ve Adli Tıp İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı murisinin ölüm olayının kendisinde mevcut kronik hastalıklar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı, en son aldırılan Adli Tıp raporunda da (Adli Tıp Kurumunca 23.10.2019 tarihli rapor ile kişinin ölümünün kendisinde mevcut kronik hastalıklar (Hipertansiyon, Konjestif, Kalp Yetmezliği, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, Serebrovasküler Hastalık) ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunu, kişide mevcut pnömokonyoz meslek hastalığının ölümüne etkisi ve katkısı bulunmadığına, muriste mevcut meslek hastalığının ölüme etkisi ve katkısının olmadığına oy birliği ile karar verildiği) açıkca murisin ölüm sebebinin tespit edildiği ve ölümün meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumundan alınan raporun yeterli görülmesi yerinde değildir. Zira Kurulda görevli tek göğüs hastalıkları uzmanının uzmanlık alanı tüberküloz olup meslek hastalıkları ve pnomokonyoz konusunda hiç bir uzmanlığı olmayan tek göğüs hastalıkları uzmanının görüşü alınarak düzenlenen rapor tıbbi ve hukuki açıdan yeterli olmadığı, kurulda yer alan diğer üyelerin dava konusu ile ilgili bir uzmanlıkları bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 2019/16400 Başvuru numaralı 28.07.2022 tarihli kararında da açılan davanın muğlak ifadeler içeren bir rapora dayalı olarak reddedilmesi hukuk güvenliği ilkesiyle ve devletin pozitif yükümlülükleriyle uyumlu olmadığına başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve bu ihlalin sonucunun ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğuna karar verildiğini, Anayasa Mahkemesinin 2013/146 E. 2014/137 K. sayılı 11.9.2014 günlü ve 12.12.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararında Adli Tıp Kurumuna başvurma zorunluluğu bulunmadığından çelişki ve kuşkuları giderecek şekilde kesin ölüm sebebinin mesleki olup olmadığı yönünden dava konusu hastalık konusunda uzman profesör düzeyinde Tıp Fakülteleri Ana Bilim dalından resmi bilirkişi olarak yararlanılması ve yeniden bu şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmasına yönelik talebimiz de usul ve yasaya aykırı olarak reddedilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi suretiyle müvekkilimizin adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı neticesinde vefat eden sigortalı yakının destekten yoksun kaldığı iddiasıyla maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19, 20, 21, 95 inci maddeleri ve Kurum raporlarına karşı 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sigortalının ölümünün meslek hastalığına bağlı olmadığının dosya kapsamında alınan raporlarla tespit edilmiş olmasına ve söz konusu raporların dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde açıklanan sebeplerin de bu kapsamda yerinde olduğu dikkate alınarak, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması gözetilerek, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.