21. Hukuk Dairesi 2017/3665 E. , 2018/5851 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/10/1977-11/06/1984 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan …
**21. Hukuk Dairesi 2017/3665 E. , 2018/5851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/10/1977-11/06/1984 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01/10/1977-11/06/1984 tarihleri arasında aralıksız sigortalı olarak çalıştığının ve hizmet cetvelinde hatalı yazılan isim ve soy isminin ... olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Öte yandan aidiyet davaları da kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E, 2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Somut olayda, bozma ilamına karşı Mahkemece “uyma” kararı verilmiş ise de işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Halbuki 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Öte yandan, bu tür uzun süreleri sigortalı hizmet tespiti isteminde sadece tek bordrolu tanık beyanı ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. .