13. Hukuk Dairesi 2015/5155 E. , 2016/8469 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 24.08.2011 tarihinde davalıdan 5.000 TL bedelle satın aldığı 1992 model ... marka ... plaka sayılı aracın, motor a…
**13. Hukuk Dairesi 2015/5155 E. , 2016/8469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 24.08.2011 tarihinde davalıdan 5.000 TL bedelle satın aldığı 1992 model ... marka ... plaka sayılı aracın, motor aksamında ayıp tespit edildiğini, bu nedenle bir takım masraflar yaptığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı tutularak 4.500 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talep miktarını 5.774,76 TL na çıkarmıştır. Davalı, herhangi bir kusurunun ve ihmalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, satış işleminden önce araçtaki şasi numarasının değiştirildiği, sonradan eklendiği, davacının masraf ve bedel istemekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı bu davasında, kendisine 5.000 TL bedelle satılan aracın ayıplı olduğunu, araca bir takım masraflar yaptığını ileri sürerek bu bedelin tahsili amacıyla eldeki davayı açmış, mahkemece, araca yapılan masraflarla birlikte satış sözleşmesinde gösterilen 3.200 TL kasko değeri dikkate alınarak sonuca gidilmiştir. Oysa ki davacı diğer delilleriyle birlikte, 21.02.2013 tarihli davalının, şüpheli-müşteki sıfatıyla kolluğa verdiği ifade tutanağına da dayanmış olup, bu tutanakta davalı aracın 5.000 TL karşılığı satışının yapıldığını kabullenmektedir. Buna göre aracın satış bedelinin 5.000 TL olarak kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3- Her ne kadar, davacı araca bir takım masraflar yaptığını belirtip, bunlardan kasko bedelinin de hüküm altına alınmasını da istemiş ise de, kasko bedeline yönelik yapılan harcama, ayıplı aracın satışı nedeniyle yapılması gereken zaruri harcamalardan kabul edilemez. Mahkemece 302,40 TL kasko bedelinden de davalının sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenle de davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.