8. Hukuk Dairesi 2018/4469 E. , 2020/416 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davacıların murislerinden intikal eden dört parça taşınmazın davalılar tarafından hiçbir hakka dayanmaksızın senelerdir işgal edilip kullanıld…
**8. Hukuk Dairesi 2018/4469 E. , 2020/416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davacıların murislerinden intikal eden dört parça taşınmazın davalılar tarafından hiçbir hakka dayanmaksızın senelerdir işgal edilip kullanıldığını açıklayarak, elatmanın önlenmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla geriye doğru beş yıllık 10.000,00 TL ecrimisilin faiziyle tahsilini talep etmiş, 19.02.2015 tarihli dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebinden vazgeçtikleri bildirilmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 15.09.2015 tarihli dilekçeyle talep miktarı 20.366,65 TL'ye arttırılmıştır. Davalılar vekili, taşınmazda paydaş olunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüyle 20.366,65 TL ecrimisil bedelinin 12.12.2014 hakim havale tarihli bilirkişi raporundan davacıların payları oranında ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, elatmanın önlenmesi talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, dava konusu dört parça taşınmaz yönünden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemenin kabule yönelik değerlendirmesi dosya kapsamı ile örtüşmediği gibi yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğu, hükmün Yasa'ya aykırı düştüğü anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen 91, 93 ve 95 sayılı parsel sayılı taşınmazların her iki davalının, 94 parsel sayılı taşınmazın ise davalılardan ... kullanımında olmadığı, dosya içeriğindeki tüm bilgi, belge ve dinlenen taraf tanık beyanları ile sabittir. Mahkemece, 91, 93 ve 95 sayılı parsellere dair talebin her iki davalı yönünden, 94 parsele dair talebin davalı ... yönünden ispatlanamadığından reddi gerekirken aleyhe ecirimisile karar verilmesi hatalı olmuştur. Dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazın kulllanıldığı davalı ... tarafından kabul edilmiş olup, tanıklarca da doğrulanmış ise de davalının savunmasında taşınmazda paydaş olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece bu savunma üzerinde gereği gibi durulmamıştır. Davalı tarafın dosyaya sunduğu evraklardan ... Kadastro Mahkemesinin 1995/6 Esas, 2001/22 Karar sayılı ilam ve Yargıtay 16. HD'nin 2011/3615 Esas, 2012/7298 Karar sayılı onama ilamı incelendiğinde davalı ...'in mahkeme kararı ile dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu açıktır. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil talep etmesi mümkün ise de bunun için ön koşul intifadan mendir.