7. Hukuk Dairesi 2024/3965 E. , 2025/2278 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1543 E., 2024/1214 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/53 E., 2022/83 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik…
**7. Hukuk Dairesi 2024/3965 E. , 2025/2278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1543 E., 2024/1214 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/53 E., 2022/83 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davalı tarafın göstermiş olduğu tanıkların gerçek dışı beyanlarda bulunduklarını, işbu beyanların davalı tarafın baskı ve aldatması altında verilen mahkemeyi de yanıltmaya yönelik beyanlar olup hem usulen hem de esas yönünden dosyaya konu uyuşmazlık hakkında hatalı karar verilmesine sebep olduğunu, yargılama sırasında mahalli bilirkişilerin dinlenilmesi gerekirken yalnızca taraf tanıklarının dinlenilmesiyle yetinildiğini, mahalli bilirkişilerin taşımazın satımı karşılığı ödenen bedel ve diğer bilumum hususlarda dinlenilerek beyanlarının dosya arasına alınması gerektiğini ileri sürerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın iadesine karar verilerek dava konusu uyuşmazlık hakkında yargılama açılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının tamamen asılsız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, tanığın beyanlarında herhangi bir subjektif ya da gerçeğe aykırı bir husus olmayıp tanığın beyanının mahkemeyi hem usulen hem de esas yönünden hatalı bir karar vermeye sürüklemediğini, kaldı ki davanın zaten tanık beyanları sebebiyle karara ulaşmadığını, davanın zamanaşımı sebebiyle sonlandığını, dolayısıyla mahkemenin gerekçesinin zaten tanığın beyanına değil, usulen zamanaşımına dayandığından pratikte tanığın beyanının gerçeğe aykırı olsa dahi yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinin açık olduğunu belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davacı taraf yargılamanın iadesini talep etmiş ise de; HMK'nın 375. maddesinde tahdidi olarak belirtilen sebeplerden hiçbirinin bulunmadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı vekilince yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen hususların yukarıda anılan HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde sayılan sebeplerin hiçbirine girmediği her ne kadar ilk derece mahkemesince dinlenilen tanıklardan birisi hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu tanığın beyanlarının hükme esas alınmadığı, dairemizce verilen kararın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine yönelik olması..." gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; yargılamanın yenilenmesi istenen davada talebin tapu iptal ve tescile yönelik olduğuru, mülkiyet hakkı ayni hak olduğundan, işlem kardeşler arasında gerçekleştiğinden zamanaşımına tabi olmadığını, tanığın yalancı tanıklık yaptığını dilekçe ile bildirdiğini, bu belgenin tarafın elinde olmayan nedenlerle sonradan elde edilen belge niteliğinde olduğunu, bu delilin değerlendirilmesi gerektiğini, tanığın yalan tanıklık yaptığının kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, taraflar arasındaki dosyaya sunulan vekaletnamenin mahkemece değerlendirilmediğini, zamanaşımı hususunda önemli bir belge olduğunu, mahalli bilirkişi dinlenmesi gerekirken dinlenmediğini, yargılamanın iadesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.