3. Hukuk Dairesi 2020/5827 E. , 2021/5310 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.EREĞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi i…
**3. Hukuk Dairesi 2020/5827 E. , 2021/5310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.EREĞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıya çeşitli bankalardan gönderdiği havaleler ile toplam 393.499,32 TL ödünç para verdiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 180.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; borç para almadığını, dava konusu havalelerin taraflarca imzalanan 29/04/2010 tarihli adi yazılı sözleşme gereğince çekilen kredilerin eşit bir şekilde paylaşılması ve geri ödenmesine ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda incelenen banka havale makbuzları ve tüm deliller doğrultusunda ödünç ilişkisinden söz edilemeyeceğinin bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf sebebi yerinde görüldüğünden istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının (4 ) nolu bendinde yazılı "Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin kaldırılmasına; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 16.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; kararın diğer kısımlarına ilişkin istinaf talebi reddedildiğinden bu kısımlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kararın diğer kısımlarının aynen muhafazasına karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) 6100 sayılı HMK’nın "Duruşma yapmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesi; "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında, (...) duruşma yapılmadan karar verilir.";