(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25224 E. , 2012/24522 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, eğitim yardımının eğitim belgesini getiren ve çocuğu eğitim gören üye işçilere aynen uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25224 E. , 2012/24522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, eğitim yardımının eğitim belgesini getiren ve çocuğu eğitim gören üye işçilere aynen uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkili Genel-İş Sendikası ile davalı ... arasında 01.03.2010-29.02.2012 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesi olduğunu, bu Toplu İş Sözleşmesinin 34. maddesinin Çocuk ve Öğrenim Hakkı olduğunu, anılan maddede "a) işveren işçinin öğrenim gören her çocuğu için sözleşmenin birinci yılında bir kez Kasım ayının ilk haftasında ödemek üzere hazırlık ve ilköğretim için 350,00 TL, lise için 450,00 TL, yüksek okul için 600,00 TL, öğrenim yardımını net olarak verir, işçinin eğitim gören özürlü çocuklarına öğrenim durumuna bakılmaksızın belge karşılığı yükseköğrenimde verilen miktar net ödenir. b) bu ödemelere sözleşmenin ikinci yılında ücret zammı oranında zam yapılarak uygulanacaktır. İşçiler bu yardımdan belge karşılığı yararlanırlar. Bu haklardan öğrenim gören işçilerde gördüğü eğitim durumuna göre yararlanırlar.” hükmüne yer verildiğini, madde metninden de anlaşılacağı gibi eğitim yardımından işçilerin öğrenim gören çocukları için belge karşılığında yararlanacaklarını, davalı Belediyenin 2011 yılı eğitim yardımı uygulamasında üye işçilerin eğitim gören ancak çalışan çocuklarına eğitim yardımını ödemediğini, oysa madde metninde işçinin çocuğunun ilgili eğitim yardımından yararlanması için eğitim görmesi ve belgesini ibraz etmesinin yeterli olduğunun belirtildiğini, madde metninde eğitim gören çocuğun çalışıp çalışmaması bakımından bir ayrım yapılmadığını, kaldı ki bu maddenin on yıldır yapılan tüm sözleşmelerde yazıldığı şekliyle aynen uygulandığını, davalı işverenin eğitim belgesini getiren işçilere eğitim yardımını sözleşme gereğince ödediğini, ancak davalı işverenin madde hükmünde yazılı olmadığı halde, yaptığı son uygulamanın sözleşme metnine aykırı olduğunu iddia ederek Toplu İş Sözleşmesi 34. madde gereğince eğitim yardımının eğitim belgesini getiren ve çocuğu eğitim gören üye işçilere aynen uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı ile müvekkili Belediye arasında akdedilen 01.03.2010 - 29.02.2012 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 34. maddesini davacı tarafın her ne kadar eğitim görme ve belge ibraz etme şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde üye işçilere eğitim yardımının ödeneceği şeklinde yorumlasa da maddede bu hususta yoruma açık bir boşluk bulunmadığını, işçilerin Toplu İş Sözleşmesi ile tanınan haklarına yürürlükte bulunan genel hükümlerde tanınan haklarından aykırı hükümler konulamayacağını, başka bir deyişle işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bağdaşmayacak ve hakkaniyete aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu kişilerin sayıldığını, bunlar arasında çalışan çocukların yer almadığını savunarak davacının talebinin reddedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlara göre; çalışan işçinin aleyhine olarak hüküm konulamayacağı yine yoruma tabi kılınan 34. maddede gelir sahibi olsa dahi çalışan işçiye yüksek öğrenim yardımında da bulunacağının ve herhangi bir ayırım yapılmaksızın eğitim görüldüğüne ilişkin belge ibrazı ile bu yardımın yapılacağının hüküm altına alındığı, ayrıca sendika ile belediye arasında önceki dönemlerde bu ayrım yapılmaksızın öğrenim yardımının ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve “Toplu İş Sözleşmesinin 34. maddesinde yer alan eğitim yardımının üye işçilerin eğitim gören tüm çocuklarına belge karşılığında aynen uygulanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir. Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 60’ıncı maddesinde, “Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtayın ilgili dairesi, bozma söz konusu olan hallerde işin esasına ilişkin kesin kararını iki ay içinde verir. Kesinleşen yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır. Kişilerin, yorum kararına uyulmamasından doğan tazminat hakları saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir Toplu İş Sözleşmesinin 34’üncü maddesinde ise “a) işveren işçinin öğrenim gören her çocuğu için sözleşmenin birinci yılında bir kez Kasım ayının ilk haftasında ödemek üzere hazırlık ve ilköğretim için 350,00 TL, lise için 450,00 TL, yüksekokul için 600,00 TL, öğrenim yardımını net olarak verir, işçinin eğitim gören özürlü çocuklarına öğrenim durumuna bakılmaksızın belge karşılığı yükseköğrenimde verilen miktar net ödenir. b) bu ödemelere sözleşmenin ikinci yılında ücret zammı oranında zam yapılarak uygulanacaktır. İşçiler bu yardımdan belge karşılığı yararlanırlar. Bu haklardan öğrenim gören işçilerde gördüğü eğitim durumuna göre yararlanırlar.” denilmiştir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, 01.03.2010-29.02.2012 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesi’nin “Çocuk ve Öğrenim Hakkı” başlıklı 34’üncü maddesinin ne şekilde yorumlanmasına ve uygulanmasına ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan ve dava tarihi itibariyle de yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi’nin dava konusu yapılan ve yorumu istenen 34’üncü maddesinde öngörülen öğrenim yardımının niteliği itibariyle bir sosyal yardım olduğu açıktır. Toplu iş sözleşmesi ile getirilen bu sosyal yardımla işçinin kural olarak bakmakla yükümlü olduğu ve öğrenim gören çocuklarının öğrenim masraflarının karşılanması amaçlanmıştır. Söz konusu maddede öğrenim yardımından yararlanmanın koşulları “esas” itibariyle belirlenmiş değildir. Bu yardımının öğrenimi belgelenen her çocuk için değil, Türk Medeni Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatına göre işçinin bakmakla yükümlü olduğu çocukları için öngörüldüğünün kabulü gerekir. Aksi yorum toplu iş sözleşmesi ile güdülen amaçla bağdaşmaz. Mahkemece öğrenim yardımından yararlanmak için salt öğrenim belgesi ibrazının yeterli kabul edilmesi ve söz konusu hükmün bu şekilde yorumlanması hatalıdır. Yukarıda değinilen nedenlerle 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 60’ıncı maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. 1-Kartal 4. İş Mahkemesi’nin 06/07/2012 tarih, 2012/52 esas, 2012/650 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Uyuşmazlık konusu Toplu İş Sözleşmesinin 34’üncü maddesinin çalışan işçinin bakmakla yükümlü olduğu öğrenim gören çocukları bakımından uygulanması gerektiğinin tespitine ve davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına davalının yapmış olduğu 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi