Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10836 E. , 2024/2758 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10836 Karar No : 2024/2758 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .... Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/.... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10836 E. , 2024/2758 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10836 Karar No : 2024/2758 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .... Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/.... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7352 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanuna eklenen geçici 14. maddenin uygulamasına ilişkin Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 19 Seri No'lu Tebliğ uyarınca fazladan hesaplanan ve 2021 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden 2.409.613,30-TL'lik kısmının kaldırılması ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemidir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu istisna uygulamasını doğrudan etkileyen Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 19 Seri No'lu Tebliğ'in "40.3.1.1. Yabancı Paraların Dönem Sonu Değerlemesinden Kaynaklanan Kur Farkı Kazançlarına İlişkin İstisna" bölümünün iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/11/2022 tarih ve E:2022/5130 sayılı kararıyla söz konusu tebliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden kanunda öngörülmeyen bir hesaplama yöntemine dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haksız ve yersiz tahsil edilen verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle kurumlar vergisinin davaya konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kanunun 11/1-i maddesi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere finansman giderlerinin %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda henüz 2021 vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve 2021 vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği, bu doğrultuda düzenlenen Tebliğ hükümleri ile de anılan Kanun maddesinin yürürlüğe girdiği 01/1/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/1/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, olayda Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığı, 2021 yılında getirilen düzenlemeye kadar kesinleşen ve katlanılan finansman giderlerinin indirim konusu yapılabildiği, bu hususun Tebliğde de açık bir şekilde belirtildiği, ancak vergilendirme dönemi sona ermeden Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği, buna göre de Kanun'da belirtilen ve 2021 vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun, kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı anlaşıldığından finansman gider kısıtlaması ile ilgili düzenlemenin geçmişe yürütüldüğünden bahisle itirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu uyuşmazlığın Vergi Dava Dairesince yanlış nitelendirilmesi suretiyle Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddedildiği, taraflarınca verilen maddi hatanın düzeltilmesi istemi üzerine verilen kararda dava konusunun sehven finansal gider kısıtlaması olarak değerlendirildiğinin kabul edildiği, dava konusu uyuşmazlığın yasal dayanağı olan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19) ile eklenen 40. maddesinin "40.3.1.1. Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümünün yürütmesinin Danıştay Dördüncü Dairesince durdurulduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın konusu, 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7352 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanuna eklenen geçici 14. maddenin uygulamasına ilişkin Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 19 Seri No'lu Tebliğ uyarınca fazladan hesaplanan ve 2021 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden 2.409.613,30-TL'lik kısmının kaldırılması ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemi olduğu halde, maddi olayın yanlış nitelendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın finansman gider kısıtlamasına ilişkin olduğu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararı yargılama usulüne uygun düşmemiştir. Yeniden verilecek kararda söz konusu tebliğin Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2023/3106, K:2023/4982 sayılı kararıyla iptal edildiği hususunun gözetileceği tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.