T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/221 - 2026/679 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/221 KARAR NO : 2026/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/11/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/11…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/221 - 2026/679 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/221 KARAR NO : 2026/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/11/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/11 E., 2025/797 K. DAVA : Kayıt Kabul KARAR TARİHİ : 26/03/2026 YAZIM TARİHİ : 27/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı şirketin davalıdan 96.823,51 TL alacağını tahsil edemediğini, bu alacağın tahsili Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2016/492 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının itiraz sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla itirazın iptali ile takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının alacağını ispat edemediğini, faturaların irsaliyeli olmasına rağmen üzerinde hiçbir imza bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere imza bulunmayan faturaların hukuken delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının haksız kazanç sağlamak için faturayı dayanak yaparak icra takibi başlattığını, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını beyanla, davanın reddini ve %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arazsında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı şirket tarafından 20.05.2015 tarihli KDV hariç 4.792,00TL bedelli fatura hariç tüm faturaların BA ve BS formlarında bildirildiği ve davacının defter ve kayıtlarına işlendiği , davalı şirket tarafından ticare defter ve kayıtların dosyaya ibraz edilmediği ve bu nedenle bunlar üzerinde inceleme yapılamadığı , davacı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 96.823,51-TL alacaklı olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara BAM 22.H.D.sinin 30.11.2023 tarihli kararı ile özetle;''...Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre somut olay değerlendirildiğinde, davacının 11 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalının kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunamadığı ve kesin yerini bildiremediği, bu nedenle davalı ticari defterleri incelenmeksizin rapor alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, takibe konu 11 adet faturadan 20/05/2015 tarihli 5.654,56 TL bedelli fatura dışında kalan diğer faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, işbu faturalardan dolayı mal tesliminin kanıtlanmış olduğu, 20/05/2015 tarihli faturaya ait mal tesliminin ise davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının bu faturaya konu malları davalıya teslim ettiğine dair imzalı sevk irsaliyesini dosyaya sunmadığı ancak dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, bu durumda mahkemece bu faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği yönünden davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının ticari defterlerine göre takipteki miktar kadar alacaklı olduğu kabul edilerek davanın tamamen kabul edilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile...'' HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı üzerine dosya yeni bir esasa kaydedilmiş ve istinaf kararında belirtildiği şekilde davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı taraf yemin deliline dayanılacağını bildirmiş ve yemin metnini dosyaya sunmuştur. Davalıya yemin metni tebliğ edilmesine rağmen davalının yemini yerine getirmekten kaçınması üzerine mahkememizce davanın kayıt kabul davasına dönüşmüş olması dikkate alınarak takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faizin de hesaplanması bakımından bilirkişi raporu alınmıştır. Nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından düzenlenmiş 24.06.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi olan 06.01.2016 ile iflas tarihi olan 27.01.2022 tarihine kadar davalıdan isteyebileceği ana para miktarının 96.823,51TL, işlemiş faiz tutarının ise 81.096,32TL toplam alacak tutarının ise 177.919,83TL olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporundaki hesaplamalar dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kayıt kabul davası olarak kabulüne......" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ticari defterleri incelenmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın takibine itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davasının borçlunun iflasının açılması nedeniyle dönüşen masaya kayıt kabul talebine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.26/03/2026 Başkan Üye Üye Katip