11. Ceza Dairesi 2021/27678 E. , 2023/9471 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/372 E., 2015/226 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet , beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle Değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci m…
**11. Ceza Dairesi 2021/27678 E. , 2023/9471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/372 E., 2015/226 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet , beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle Değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan beraat, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 50 inci ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyiz isteği, dosyanın temyize gönderilmesi talebine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği, dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, açığa imzanın kötüye kullanılması suçu yönünden verilen mahkûmiyet hükmünde Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara ve adli para cezasına çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın esnaf olan sanıktan yaptığı alışveriş karşılığında borcuna karşılık 300,00 TL meblağlı bono düzenlendiği, bononun meblağının 300 olarak sadece rakam ile yazılıp diğer kısımlarının boş bırakıldığı ve katılan tarafından bu şekilde imzalandığı, sanığın katılanın daha sonra yaptığı alışverişlerden kaynaklı alacağının olduğunu söyleyerek senedin bedelini yazı ile Üç Bin Sekiz Yüz Seksen Sekiz TL olarak yazıp icraya koyduğu ve tahsil ettiği, sanık hakkında hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarını işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık savunmasında; konfeksiyon dükkanından katılanın alışveriş yaptığını, borcuna karşılık senet verdiğini, senedin rakamla yazılan hanesine 300 yazdıklarını ancak yazı ile yazılan hanenin boş olduğunu katılanın alışverişlerine devam ettiğini toplamda 3.888,00 TL borcu olduğunu senedin yazı ile yazılan hanesine Üç Bin Sekiz Yüz Seksen Sekiz TL yazarak senedi icraya koyarak alacağını tahsil ettiğini beyan etmiştir. 3. Katılan, sanığın dükkanından iki adet mont aldığını, bedeli olarak 300,00 TL lik senet düzenlediklerini, senetteki rakam hanesindeki bölümü kendisinin yazarak kapattığını ancak diğer kısımların boş kaldığını, borcunu da ödeyemediğini, sanığın borç kısımlarını doldurup senet bedelini 3.888,00 TL yaparak icraya koyduğunu beyan etmiştir. 4. Senet aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 5. Mahkemece sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyetine dolandırıcılık suçundan beraatine dair temyize konu kararlar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesi uyarınca belirenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.11.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığa yüklenen “açığa atılan imzanın kötüye kullanılması” suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı, 2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.