4. Ceza Dairesi 2017/18448 E. , 2017/21000 K. "" Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/05/2016 tarihli ve 2016/64814 soruşturma, 2016/39997 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/07/2016 tarihli ve 2016/3275 değişik iş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13.06.201…
**4. Ceza Dairesi 2017/18448 E. , 2017/21000 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/05/2016 tarihli ve 2016/64814 soruşturma, 2016/39997 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/07/2016 tarihli ve 2016/3275 değişik iş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13.06.2017 gün ve 94660652-105-34-4136-2017-KYB sayılı istemleri, ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 günlü ve 2017/39246 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, müştekinin hakaret ve tehdit iddiası üzerine şüpheli hakkında, daha önceden soruşturma yürütüldüğü ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yeni bir eylemin olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Dosya kapsamına göre ilk verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu suçun tarihinin Şubat 2016 olduğu, müşteki vekilinin 25/05/2016 tarihli dilekçesinde 26/04/2016 tarihli eylemden dolayı şikayetçi olunduğu, şikayetin yeni bir eyleme yönelik olduğu, bu nedenle şüpheli ...’in ifadesine başvurulmadan, müşteki tarafından bildirilen tanık Berna Tuncel Palamut'un beyanı alınmadan ve iletişim kayıtları incelenmeden eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA 1-Olay