(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11562 E. , 2006/15113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile imzalamış oldukları 7.2.2002 tarihli sözleşme ile kendisine ait olan benzinlik ve müştemilatının bulunduğu taşı
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11562 E. , 2006/15113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile imzalamış oldukları 7.2.2002 tarihli sözleşme ile kendisine ait olan benzinlik ve müştemilatının bulunduğu taşınmazı 97.000.000.000 TL bedelle davalıya sattığını, satış bedelinin 23.000.000.000 TL’lik kısmının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 23.000.000.000 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazın satışının kendisine yapılmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, resmi satış sözleşmesinde davalının alıcı olarak görünmediği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalıya taşınmaz sattığını ileri sürerek, ödenmeyen bakiye satış bedelinin tahsilini istemiş olup, delil olarak da 7.2.2002 tarihli “Satış Mukavelesi” başlıklı belgeye dayanmıştır. Davalı ise alıcı sıfatıyla imzalamış olduğu belge içeriğine ve imzaya herhangi bir itirazda bulunmamış, resmi satışın ve tapu kaydının kendisi adına yapılmamış olması nedeniyle davanın öncelikle husumet nedeniyle reddini talep etmiştir. Taraflar arasında 7.2.2002 tarihinde haricen düzenlenen satış sözleşmesinden sonra, 14.3.2002 tarihinde tapuda yapılan resmi satış sözleşmesinde alıcı olarak davalı değil, davalının oğlu, yeğeni ve ortağı olan ... ... ve arkadaşlarının göründüğü, tapu kaydının da bu kişiler adına devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalının talimatı ile tapu kaydını davalının oğlu ve arkadaşları adına devrettiğini, muhatabının davalı olduğunu bildirmiştir. Tapu kaydının davalının oğlu ve arkadaşları adına devredilmiş olması, davalıyı 7.2.2002 tarihli sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerden kurtarmaz. Anılan sözleşme, haricen yapılmış olması nedeniyle tanzim edildiği tarih itibariyle geçersiz ise de, tapuda yapılan resmi sözleşme ve devir ile geçerli hale gelmiştir. O halde mahkemece işin esasına girilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 20.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.