Başvuru, bazı taşınmazların bulunduğu alanın riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davada menfaat koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bazı taşınmazların bulunduğu alanın riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davada menfaat koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Dernek tarafından, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan alanın 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un maddesine göre riskli alan ilan edilmesine ilişkin 4/11/2012 tarihli ve 28457 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 22/10/2012 tarihli ve 2012/3900 sayılı Bakanlar Kurulu kararının (BKK) iptali istemiyle Danıştayda dava açılmıştır. Danıştay Ondördüncü Dairesi (Daire) 4/4/2017 tarihli kararı ile davanın ehliyet yönünden reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle başvurucu Ekoloji Derneğinin amacının, çalışma konularının ve faaliyet alanının Derneğin Tüzük'ünde düzenlendiği, Tüzük'ün maddesinde "Derneğin, genelde Türkiye, özelde Diyarbakır'da tarihsel ve sosyal birlikteliğin sağlanması, ekosistemin korunması, doğa ve insan ilişkisinin bütünlük içerisinde olması ve toplumun bu konuda bilinçlenmesi amacı ile kurulmuştur" düzenlenmesine yer verildiği belirtilerek başvurucu Derneğin kuruluş amacı dikkate alındığında dava konusu 6306 sayılı Kanun'a dayanılarak alınan riskli alan ilan edilmesine ilişkin BKK dolayısıyla meşru, kişisel ve güncel menfaatinin ihlal edilmediği, bu nedenlerle başvurucunun subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 16/11/2017 tarihli ilamıyla anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek onanmasına oyçokluğu ile kesin olarak karar verilmiştir. Üç üye karşıoy görüşünde; uyuşmazlığa konu bölgede kentsel sit alanının bulunduğunu ve koruma altında olan bu bölgeyi de içine alacak şekilde riskli alan ilan edildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların değerlendirilmesi neticesinde dava konusu BKK'nın başvurucu Derneğin tüzüğünde belirttiği faaliyet alanını ve amaçlarını doğrudan etkileyen nitelikte olduğunu, başvurucu Derneğin riskli alan ilan edilmesine ilişkin BKK'ya karşı dava açmakta güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunduğunu ifade etmiştir. Nihai karar 12/1/2018 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 12/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili Kanunlar 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesi şöyledir: "Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır." 4721 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Dernek tüzüğünde derneğin adı, amacı, ... gösterilmesi zorunludur." 4721 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar...." 6306 sayılı Kanun'un maddesinin olay tarihindeki ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...ç) Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alanı,...ifade eder." Danıştay İçtihadı İDDK'nın 25/5/2016 tarihli ve E.2015/3358, K.2016/2177 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dava; 18/03/2014 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Parklar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.......Anayasanın Hak Arama Özgürlüğünü düzenleyen maddesi uyarınca dernekler, sendikalar ve meslek kuruluşları gibi sivil toplum örgütlerinin, kuruluş amaçları doğrultusunda, çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, idari yargı mercileri önünde iptal davası açabilecekleri ve hukuki menfaatleri somut, güncel ve meşru olmak kaydıyla bu tür sivil toplum kuruluşlarının kendi kuruluş amaçları çerçevesinde iptal davası açmada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca özel (sübjektif) ehliyet sahibi oldukları anlaşılmaktadır..." İDDK'nın 25/5/2015 tarihli ve E.2013/962, K.2015/1993 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dava; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Zeytinlik Mahallesi, Ataköy sahil şeridi mevkiinde yer alan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların arsa karşılığı gelir paylaşımı usulü ile ihaleye çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır....Bu çerçevede, Anayasanın Hak Arama Özgürlüğünü düzenleyen maddesi uyarınca dernekler, sendikalar ve meslek kuruluşları gibi sivil toplum örgütlerinin, kuruluş amaçları doğrultusunda, çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, idari yargı mercileri önünde iptal davası açabilecekleri ve hukuki menfaatleri somut, güncel ve meşru olmak kaydıyla bu tür sivil toplum kuruluşlarının kendi kuruluş amaçları çerçevesinde iptal davası açmada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca özel (sübjektif) ehliyet sahibi oldukları anlaşılmaktadır. ..."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..." İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı için bkz. Türkiye Büro Bankacılık ve Sigortacılık Hizmet Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Türk Büro-Sen), B. No: 2017/17837, 19/4/2018, §§ 22-