T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/230 - Karar No:2026/296 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/230 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2020/224 E-2023/715 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Eser sözleşme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/230 - Karar No:2026/296 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/230 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2020/224 E-2023/715 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin Moritanya ülkesinde Suudi Arabistan Büyükelçilik binasının yapım işi için 20/09/2019 tarihli taşeron sözlemesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre mekanik ve elektrik işlerinin tamamının mimarı projeleri ve çizimlere iş programına uygun şekilde işçiliği davalı şirkete ait olmak üzere yapılacağını, iş programına göre davalı şirkete 30 günlük hak edişlerine bağlı olarak aylık 25.000 USD danışmanlık ücreti ödeyeceğini , ayrıca sözleşmeye göre sözleşmenin imzalanması ile 4 ay sonrası için 25.000 USD tutarında bir garanti çeki verileceğini, sözleşmeye göre garanti çeki davalıya ödenecek olan 3 aylık hak ediş ödemeleri tamamlanınca davalı şirket tarafından müvekkiline iade edileceği, sözleşmenin imzalanmasına müteakiben anılan garanti çekinin müvekkili davacı şirket tarafından ... Bankasından 17/02/2020 tarihli vade tarihli 144.000,00.TL bedelli garanti çeki davalı şirkete sözleşme imzalandıktan sonra teslim edileceğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten bugün kadar davalı şirket sözleşmedeki hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğinden sözleşmede sıralanan edimlerinin hiçbirini de ifa etmediğini, buna göre davacı müvekkili tarafından tek taraflı haklı nedenle sözleşmenin fesh edildiğini, ancak buna rağmen davalı şirketin belirtilen garanti çekini iade etmeyerek haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, Ankara 10. İcra Dairesinin 2020/2503 Esas sayılı icra dosyasında toplam 156.281,82.TL üzerinden icra takibi başlattığını, ödeme emrinin taraflara usulen tebliğ edilmediğini, davalı yanın garanti çekini iade etmeyerek kötü niyetli olarak icra takibine başlamasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğundan müvekkilinin uğradığı zararların tazmini gerektiğini, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile başlatılan haksız ve kötü niyetli haksız nedeniyle %20 'den az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; Davacı ile davalı müvekkil arasında, Moritanya Ülkesi Nouakchott ilinde bulunan Suudi Arabistan Elçilik Binası ve ek binalarının, sözleşme ekinde yer alan projede gösterilen mekanik ve elektrik işlerinin tamamını; işbu sözleşmede ve ekinde yer alan teknik şartname ve imalat detaylarını gösterir standartlara, fiyat teklifi, mimari proje ve çizimleri, iş programına ve diğer tüm eklere uygun şekilde ve işçilik Taşeron'a ait olmak üzere Adam/ay ücreti ve danışmanlık ücreti olarak belirlenen fiyat ile yapılması hususunda sözleşme akdedildiğini ve sözleşme uyarınca, sözleşme bedeli; 4.000USD (Amerikan Doları) adam/ay (her ay için adam başı bedel) ve aylık 25.000USD(Amerikan Doları) danışmanlık bedeli olarak belirlendiğini ,sözleşmenin ödemeler başlıklı 5.maddesi uyarınca; sözleşme imzalanması ile 4 ay sonrası için garanti çeki olarak 25.000USD (Amerikan Doları) İşveren-Davacı tarafından Taşeron-Davalıya verileceğini 3 aylık hakediş ödemeleri tamamlanınca garanti için verilen çek 3 ay sonra iade edileceğini hakediş ödemelerinin yapılmaması durumunda çek kullanımı yürürlüğe gireceğini, Sözleşmenin 3.maddesi uyarınca; Şantiyede kullanılacak sarf malzemesi, elektrik, su giderleri, ulaşım, teknik personel için yeteri kadar bilgisayar ve yazıcı, yemek ( 3 öğün* ofis çay, kahve, su vb) giderleri, el aletleri, kişisel koruyucu ve güvenlik malzemeleri yatay ve dikey taşımalar, iskele malzemeleri mühendisler ve formenler için ayrı ayrı çalışma konteynerleri işverene-davacıya ait olacağını ,Davalı ... Danışmanlık, sözleşmedeki yükümlülükleri gereğince, mühendis ve mekanik formenlerden oluşan, son derece deneyimli 6 adet eleman tedarik ettiklerini ve uçak biletlerini dahi kendilerinin karşılayarak, Moitanya'daki işin yapılacağı yere gönderdiklerini gönderilen elemanların pasaport fotokopilerinin dilekçe ekinde sunulan dosya içerisinde mevcut olduğunu ,gönderilen elemanlardan, ... elektrik mühendisi olup 15 yıl iş tecrübesi olduğunu , ... elektrik mühendisi olduğunu 10 yıl iş tecrübesi olduğunu , ... makine mühendisi olup 30 yıl iş tecrübesi olduğunu , ... genel formen olup 30 yıl iş tecrübesi olduğunu , ... mekanik formen olup 10 yıl iş tecrübesi olduğunu , ... makine teknikeri olup 10 yıl iş tecrübesi olduğunu ,elemanların inşaat sahasına ulaşmasına rağmen, davacı-... Grup sözleşmedeki yükümlülükleri uyarınca, ofis temin etmemiş, mühendisler ve teknik elemanların çalışabileceği kadar bilgisayar vermediklerini ve çalışma konteynerlarını hazır etmediklerini ,elemanların elverişsiz şartlarda işe başladıklarını fakat, davacı tarafından tedarik edilmesi gereken el aletleri, malzemeleri ve güvenlik ekipmanları da sağlanmadığını buna rağmen elemanların işlerine devam ettiklerini bu durumun dilekçe ekinde sunulan ve usb bellek içeriğinde bulunan projelerde, whatsapp mesajlarında, e-posta yazışmalarında, submittal raporlarında ve fotoğraflarla da sabit olduğunu ,eksikliklerin giderilmesi defalarca mesajlar ve mailleri ile dile getirilip talep edildiğini ,buna rağmen sürekli aksaklık çıkarılmaya devam edildiğini ve işin yapılması ve sürecin davacı tarafından engellendiğini ,elemanlar işin yapılacağı yer olan Mortanya'ya gönderilmeden önce ve gönderildikten sonra davalının yükümlülüğünde olan danışmanlık işleri kapsamında yapım işinin projeleri çizildiğini ve hazır hale getirildiğini elemanların işyerine ulaşması sonrasında projelere devam edildiğini danışmanlık hizmetinin eksiksiz olarak verildiğini, inşaat sahasında da gönderilen işçilerin çalışmaları devam ettiklerini ,... Grup'un işin ilerlemesi için sahada yapılması gerekenleri ve kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini , inşaat sahasını ve inşaat durumunu ... danışmanlığın yapım yükümlülüğünde olan hale getirmediklerini yapım işi ile uğraşan elemanların sürekli olarak fiziki engellerle karşılaştıklarını ... Danışmanlık görev ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini eksiksiz yerine getirilen işlerin karşılığı, her ay adam başı ödenmesi gereken 4.000USD ve aylık 25.000USD danışmanlık ücreti hiçbir zaman ... Grup tarafından ödenmediğini ,davacı ... Grup A.Ş.nin sözleşme uyarınca, sözleşmenin imza tarihi 20.09.2019 tarihinden, davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiği tarih olan 06.02.2020 tarihinde kadar; 4.000USD x 6 (eleman) x 4 ay — 96.000USD ve 25.000USD (danışmanlık ücreti)x 4 ay — 100.000USD olmak üzere toplam, 196.000USD borcu bulunduğunu ,keza, 02.12.2019 tarihinde Moritanya Suudi Arabistan Elçiliği elektrik ve mekanik işleri bedeli karşılığı ... danışmanlık tarafından 28.000USD lik fatura tanzim edildiğini işbu fatura ... Grup yetkilisi ...'ın bizzat kendisine teslim edildiğini , davacı tarafından faturaya karşı süresinde bir itirazda bulunulmadığını ,fakat, işbu faturanın karşılığının dahi ödenmediğini davacının, sözleşme gereğince davalıya toplam 196.000USD karşılığı borcu bulunduğunu ve ödenmediğini ,davacı tarafından tanzim edilmiş olan 14.02.2020 keşide tarihli 144.000TL bedelli çekin, Sözleşmenin ödemeler başlıklı 5.maddesi uyarınca, davacının hiçbir ödeme yapmaması nedeniyle, bankaya ibraz edildiğini , bankadan karşılığı ödenmeyen çeke ilişkin olarak Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2020/2503 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ,davacının açmış olduğu menfi tespit davası haksız ve kötüniyetli olduğunu,davacının, müvekkiline 196.000USD borcu bulunduğunu bu borç ödenmediği gibi 144.000TL karşılığı çekin de ödenmediğini ,müvekkili 4 ay boyunca, davacıya gerekli teknik personeli sağladığı gibi danışmanlık ve yapım işlerini de eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği gibi sözleşme uyarınca her ay yapması gereken ödemeleri de yapmadığını beyanla davanın reddine haksız dava nedeniyle %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: bilirkişi kurulunun raporlarında; davacının; sözleşmeyi fesih gerekçesi olarak; "Sözleşmenin imzalandığı tarihten bugüne kadar ne bir danışmanlık ne de bir işçilik faaliyeti gerçekleştirilmediği; ayrıca sözleşmenin 6. Maddesinde sıralanan edimlerin hiçbiri ifa etmediği" sebebine dayandırdığı; hangi edimleri ifa etmediğine ilişkin açık bir bilgi olmadığı, buna karşılık davalının dava dosyasında yer alan bazı bilgi ve bilgiler ile beyanları da dikkate alındığında; Moritanyaya personel gönderilmesi ve sahada bazı işlere başlandığı iddiası ve nihayet taraflar arasındaki yoğun WhatsApp yazışmaları ile bir kısım fotoğraflar; sözleşmeye uygun olup olmadığı tam ispat edilememiş olmakla birlikte; bazı işlere ve faaliyetlere girişilmiş olduğunu gösterdiğini, bu bakımdan; davacının; davalı taşeronun hiçbir faaliyet gerçekleştirmediği şeklindeki fesih sebebinin haklı olup olmayacağını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, dava konusu teminat çekinin kullanılabilmesi için; hakedişlerin ödenmemiş olması şartının gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda; hak edişlerin ödenmediği her iki tarafın da kabulünde olduğu; çekin amacı; davalının hakedişlerinin ödenmemesi halinde bu riski güvence altına almak olduğu göz önünde bulundurularak; bu konudaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinde; teminat olarak verilmesi kararlaştırılan senede ilişkin detaylı ve senedi ferdileştirecek bilgilere yer verilmediği; senet üzerinde de bu konuda bir bilgi olmadığı; ancak her iki taraf da bu senedin bir teminat senedi olduğu konusundaki kabulleri karşısında; bunun bir teminat çeki olup olmayacağı konusundaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, davalı tarafında ticari defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğu 161.081,20-TL bedelli alacağının 01.12.2019 tarihinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen A-011311 seri nolu, 28.000-USD bedelli, konusu "Suudi Arabistan Elçiliği (Moritanya) Elektrik ve Mekanik İşleri Yapım İşi Bedeli" olarak belirtilen bir faturadan kaynaklandığı belirtildiği belirtilen bu bilirkişi kurulunun raporu denetime açık ve hüküm kurmaya uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı borçlu olmadığının tespitini isteyen davacı şirketin davalı şirketten Moritanya ülkesinde Suudi Arabistan Büyükelçilik binasının yapım işi için 20/09/2019 tarihli taşeron sözlemesi imzaladıkları, davacı taraf "Sözleşmenin imzalandığı tarihten bugüne kadar ne bir danışmanlık ne de bir işçilik faaliyeti gerçekleştirilemediği; ayrıca sözleşmenin 6. Maddesinde sıralanan edimlerin hiçbiri ifa etmediği" buna göre davacı müvekkili tarafından tek taraflı haklı nedenle sözleşmenin fesh edildiği belirtilmiş ise de belirtilen bilirkişilerin raporunda belirttiği gibi, dosya kapsamında, Moritanyaya personel gönderilmesi ve sahada bazı işlere başlandığı iddiası ve nihayet taraflar arasındaki yoğun WhatsApp yazışmaları ile bir kısım fotoğraflar; sözleşmeye uygun olup olmadığı tam ispat edilememiş olmakla birlikte; bazı işlere ve faaliyetlere davalı tarafından girişilmiş olduğundan sözleşmede sıralanan edimlerinin hiçbirini de davalı tarafından ifa etmediği belirtilmiş ise de; davalı tarafından Moritanya ülkesinde Suudi Arabistan Büyükelçilik binasının yapım işinde elektrik işlerinin bir kısmın yapıldığı elektrik mühendisi bilirkişiler tarafından raporlarında belirtildiği buna göre menfi tespit davasını açan davacı şirketin tek taraflı olarak ihaleyi haklı sebep ile fesih edilmediği tespit edildiği davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğu 161.081,20-TL bedelli alacağının 01.12.2019 tarihinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen A-011311 seri nolu, 28.000-USD bedelli, konusu "Suudi Arabistan Elçiliği (Moritanya) Elektrik ve Mekanik İşleri Yapım İşi Bedeli" olarak belirtilen bir faturadan kaynaklı alacağını kendi ticari defter ve kayıtlarına işlediği, faturaya davacı şirkete tebliğ edilmiş olup faturaya itiraz edilmediği ancak davacı tarafın bu faturaya ticari defter ve kayıtlarına işlemediği gibi iş yapan davalı tarafın kesilen fatura borcunu ödememesi üzerine davalı tarafından iki tarafında arasında tartışma konusu olmayan davacı şirket tarafından ... Bankasının 17/02/2020 tarihli vade tarihli 144.000 TL bedelli garanti-teminet- çeki davalı şirkete sözleşme imzalandıktan sonra davalı tarafa teslim edilen bu 144.000,00 TL bedelli teminat çekin menfi tespit davasını açan davacı şirket tarafından hiçbir ödeme yapmaması üzerine Ankara 10. İcra Dairesinin 2020/2503 Esas sayılı icra dosyası ile davacı şirket hakkında icra takibi başlattıkları, dava konusu ve icra takibine konu olan teminat çekinin kullanılabilmesi için; hakedişlerin ödenmemiş olması şartının gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda; hak edişlerin ödenmediği her iki tarafın da kabulünde olduğu; çekin amacı; davalının hakedişlerinin ödenmemesi halinde bu riski güvence altına almak olduğundan, davalı şirketin davacı şirketten hiçbir hak ediş alamaması üzerine, davacı şirket hakkında başlattığı icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin bilirkişi raporlarını hükme esas alarak, davalı şirketin bir kısım işi ifa ettiğini kabul ederek, taraflarınca haklı nedenle fesih yapmadıkları sonucuna vardığını ,ancak bilirkişi raporlarında da işin bir kısmının ifa edildiği sonucuna sadece birtakım whatsapp görüşmeleri esas alınarak varıldığını ,bilirkişi raporlarına gerekli itirazların yapıldığını , davalı şirketin sözleşmedeki hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini ,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen çekin, davalı şirketin hak edişlerini garantiye almak için verildiğini fakat davalı şirketin, müvekkili şirketin tüm uyarılarına ve noterden çekilen ihtarlara rağmen sözleşme konusu işe başlamadığını bu sebeplerle davalı şirketin herhangi bir hak ediş ödemesine hak kazanamadığından garanti çekinin de konusuz kaldığını zira söz konusu çekin hüküm ifade edebilmesi için, davalı şirketin öncelikle hak ediş ödemesine hak kazanması gerekli olduğunu ,davalı şirketin kötüniyetli bir şekilde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve usulsüz bir tebligat sonrasında müvekkili haberi olmadan fiili hacze gelindiğini ancak müvekkili şirketin davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını icra takibine konu yapılan garanti çekinin, sözleşmede her ne kadar hak ediş ödemelerinin yapılmaması halinde kullanılabileceği maddesi olsa da, davalı şirket hak ediş ödemelerine hak kazanmadığından, garanti çekini de kullanmaya hak kazanmadığını nitekim sözleşmede açıkça, ödemelerin 30 günlük hak edişlere bağlı olarak yapılacağı yazdığını davalı şirketin ise sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmeyerek , çalışmaya başlamadığını , bu nedenle de herhangi bir hak ediş ödemesine hak kazanmadığını bu sebeplerle, ilk derece mahkemesinin, müvekkili şirketin ' haklı nedenle fesih yapmadığı ' sonucuna gerekli incelemeler ve yetkin araştırmalar yapılmadan varılmış olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğunu haklı olarak istinaf nedeni olduğunu, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında hükme esas aldığı diğer bir durumun ise, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında bulunan fatura olduğunu daha önceki beyanlarında da belirttikleri üzere, söz konusu faturanın üzerinden uzun bir zaman geçtiğini müvekkili şirketin faturadaki imzanın kendisine ait olduğundan emin olmadığını ,bu konuda imza incelemesi yapılması tarafımızca talep edildiğini ancak taleplerini cevapsız kaldığını , Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere , yalnızca faturanın varlığı borcun varlığını kanıtlamayacağını sadece 02/12/2019 tarihli faturaya dayanarak davalı tarafın sözleşme kapsamında ödenmeyen alacağının bulunduğu konusunda bir sonuca varılmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını bunun yanında hak kazanmadığı bir alacağı icra takibine koyan davalı şirketin kötü niyetli ve haksız olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığından , müvekkili şirket lehine alacağın %20 'sinden az olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğin beyanla karraın kaldırılmaısna karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır