9. Ceza Dairesi 2023/165 E. , 2023/3724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerin
**9. Ceza Dairesi 2023/165 E. , 2023/3724 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2014/286 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2017/344 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/1633 Esas, 2019/9607 Karar sayılı kararı ile özetle " farklı günlerde sanığın mağdurenin göğüslerini sıkma, dudaklarından öpme, bacaklarını okşama ve göğüslerinin fotoğrafını çekme şeklindeki eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek karar verilmesi..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, 27.08.2019 tarihli ve 2019/267 Esas, 2019/315 Karar sayılı kararı ile sanığın, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 53 ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, 27.08.2019 tarihli ve 2019/267 Esas, 2019/315 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/11251 Esas, 2022/3329 Karar sayılı kararı ile "... temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" düzenlemesi nazara alınıp, bu kapsamda somut ve denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden kanun maddesinde yer alan bir kısım ibarenin tekrarlanması suretiyle ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, 29.09.2022 tarihli ve 2022/394 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 53 ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemleri ve katılanın ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor dikkate alınarak daha fazla alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, zincirleme suç nedeniyle sanığa verilen cezada daha fazla artırım yapılması gerekmesine rağmen 1/3 oranında artırım yapılarak eksik ceza tayin edildiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, lehe kanun-aleyhe kanun karşılaştırmasının hatalı yapıldığına, sanığın üst sınırdan ve herhangi bir indirim yapılmaksızın cezalandırılması gerektiğine ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair görgüye dayalı bir tanık anlatımı, somut bir delilin olmadığına, mağdurenin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık ...’ın mağdurenin baskısı altında ifade verdiğine, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen orantılılık ilkesi gözetilmeden gerekçesiz şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 2011 yılı Haziran ayları başlarında sanığın teyzesinin kızı olan katılan mağdurenin evine ziyaret için gittiği, kimse yokken sanığın katılan mağdurenin göğüslerine ellediği ve dudaklarından öptüğü, 2011 yılı Haziran ayı içerisinde ikinci defa sanığın katılan mağdureyi dükkanlarında "Polisler adamı nasıl yakalar, biliyor musun" diyerek kolunu bileğinden tutup arkaya doğru kıvırarak yüzünü duvara yasladığı ve göğüslerine dokunduğu, yine 2011 yılı Haziran ayı içerisinde katılan mağdure okul çıkışı sanığın çalıştığı dükkanın önünden geçerken, sanığın katılan mağdureyi çağırdığı, katılan mağdurenin de kendisinden korkarak dükkana girdiği, burada sanığın katılan mağdurenin okul gömleğinin üst düğmesini kopararak göğüslerinin katılan mağdurenin cep telefonuyla çektiği ve katılan mağdureye "Bundan sonra dediğimi yapma, çağırdığımda gelme, beni tersle, o zaman ben bu fotoğrafı babana gösteriririm" şeklinde sözler söylediği, yine Haziran ayı içerisinde bir günde katılan mağdure arkadaşı tanık Rukiye ile birlikte ...'a doğru yürüdükleri sırada sanığın çalıştığı kuruyemiş dükkanının yanından geçtiklerinde mağdureyi yanına çağırdığı, mağdureye ''Seni sinkaf ederim, seni döverim, sen neden bana surat asıyorsun, neden yanıma gelmiyorsun.'' dediğini, mağdurenin hiçbir karşılık vermediği, yine aynı tarihlerde mağdure ile yanlarında arkadaşları tanıklar ..., ... ile ... ile birlikte ...'a doğru yürüdükleri sırada sanığın yanlarına geldiği ve tanık beyanlarıyla doğrulandığı şekilde mağdureyi abartılı bir şekilde öptüğü anlaşıldığından, sanığın farklı günlerde mağdurenin göğüslerini sıkma, dudaklarından öpme, bacaklarını okşama ve göğüslerinin fotoğrafını çekme şeklindeki eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilmiş buna göre sanığın eylemlerine uyan ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ceza miktarı itibariyle lehe hükümler içeren 5237 Sayılı Kanun'un 6545 Sayılı Kanunla değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi itibariyle sanığın sarkıntılık etmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlike ile özellikle eylemlerin yoğunluk ve derecesi de dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, birden fazla kez eylemde bulunduğundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırı bulunmamış, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/394 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.