(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13221 E. , 2007/16549 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar arsa sahipleri yönünden davanın reddine, davacı yüklenici bakımından tazminat yönünden kabulüne dair verilen 01.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz d…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13221 E. , 2007/16549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar arsa sahipleri yönünden davanın reddine, davacı yüklenici bakımından tazminat yönünden kabulüne dair verilen 01.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, yüklenicinin temliki nedenine dayalı tapu iptali tescil olmadığı takdirde yapının 11 numaralı bağımsız bölüm tapusunun daire değerine orantılı olarak kayıt iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Davalı arsa sahipleri yüklenici ile olan sözleşmenin feshedildiğini, açılan davanın reddini, davalı yüklenici ... ise, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece tapu iptali tescil isteminin reddine, bağımsız bölümün değeri olarak saptanan 25.000 YTL davalı yükleniciden tahsiline, arsa sahipleri hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölüm veya bölümlerin onun tarafından daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür. Aslında arsa sahibinin kural olarak Borçlar Kanununun 364. uyarınca eserin tesliminde vermesi gereken arsa payını, inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi, yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması, arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırması demektir. Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. Borçlar Kanununun 163. hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir.