6. Hukuk Dairesi 2010/5941 E. , 2010/10352 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 62 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar veril…
**6. Hukuk Dairesi 2010/5941 E. , 2010/10352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 62 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına,toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu edilen taşınmazın yüzölçümü, cinsi, paydaş sayısı, pay oranları ve imar durumu itibariyle aynen bölünerek paylaştırılmasına olanak bulunmamasına nazaran satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına, taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceğine göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen 62 No’lu parselin müvekkillerine miras bırakanları Mehmet Sait Küçüker’den intikal ettiğini, tarafların taşınmaza paylı şekilde malik olduklarını, anlaşarak taşınmazı satmalarının ya da paylaşmalarının mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna diyeceklerinin olmadığını belirterek taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi mallarda ortaklar ya da paydaşlar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu niteliği nedeniyle sonuçta kazanan ya da kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir. Öte yandan HMUK’nun 389. maddesi gereği mahkemece verilen kararın her iki tarafa yükletilen görevler ve haklar konusunda kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde açık yazılması ve yine HMUK’nun 426. maddesi hükmüne göre de hüküm fıkrasında taraflara yükletilen yargılama giderlerinin açık biçimde gösterilmesi gerekir.