8. Hukuk Dairesi 2011/7605 E. , 2011/7876 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.07.2010 gün ve 395/258 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı, kendisine ait 128 ada 4 ve 124 ada 111 parsel sayılı taşınmazların kad…
**8. Hukuk Dairesi 2011/7605 E. , 2011/7876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.07.2010 gün ve 395/258 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı, kendisine ait 128 ada 4 ve 124 ada 111 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında davalı köy adına mera vasfı ile tespit ve tescil edildiğini bildirerek mera sınırlandırmasının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi dava konusu yerlerin davacıya ait olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne, 128 ada 4 ve 124 ada 111 nolu parsellerin tapularının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 128 ada 4 parsel; 13.02.2006 tarihinde, arsa vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiş, tutanağa yönelik itiraz üzerine Ağrı Kadastro Mahkemesi'nin 2006/331 Esas, 2007/177 Karar sayılı ilamı ile köy halkına ait mera olduğu gerekçesi mera olarak sınırlandırılmıştır. Adı geçen mahkeme dosyasında davacı kişi taraf durumunda bulunmuyor ise de, söz konusu davada taşınmazın niteliği usulüne uygun şekilde mera olarak tespit edildiğinden, davamız açısından ve davacı aleyhine kuvvetli delil niteliğindedir. Davacı tarafından aynı derecede bir delil ibraz edilmediğine göre bu yerin mera olarak kabulü ile davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.