21. Hukuk Dairesi 2015/8582 E. , 2015/15130 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduk…
**21. Hukuk Dairesi 2015/8582 E. , 2015/15130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı,...Valiliği ve ... Komutanlığı emrinde 13.06.1989-22.07.1999 tarihleri arasında geçici köy korucusu, 10.04.2001 tarihinden itibaren de gönüllü köy korucusu olarak hizmet etmesine rağmen sigortalı bildiriminin yapılmadığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının ödenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan belgelere göre davacının 13.06.1989-22.07.1999 tarihleri arasında geçici köy korucusu, 10.04.2001 tarihinden itibaren gönüllü köy korucusu olarak görev yaptığı, atama ve göreve son verme işlemlerinin ...Valiliği'nin onayı ile gerçekleştiği, dinlenen tanıkların tamamının davacının çalışma ilişkisinin güvenliğe yönelik olduğunu ifade ettikleri ve davacının hizmet tespitine konu olabilecek sigortalı çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakla hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Ne var ki hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların birlikte görülmesi doğru değildir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, ... hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır.