DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/112 E. , 2024/335 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/112 Karar No : 2024/335 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR) :1-... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALI İDARELER YANINDA MÜDAHİL) : ... Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2022/3207, K:2023/7362 sayılı kararının tem…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/112 E. , 2024/335 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/112 Karar No : 2024/335 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR) :1-... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALI İDARELER YANINDA MÜDAHİL) : ... Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2022/3207, K:2023/7362 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Denizli ili, Tavas ilçesinde S:..., S:... ve S:... numaralı IV. Grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarih ve 31719 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2022 tarih ve 5103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Denizli ili, Tavas ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2022/3207, K:2023/7362 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesine yer verilerek, Dava konusu acele kamulaştırmaya konu alanın marjinal tarım arazisi, mutlak tarım arazisi ve dikili tarım arazilerinden oluşması nedeniyle,... tarih ve ... sayılı Denizli Valiliği İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile acele kamulaştırma kapsamındaki taşınmazların toplamı olan 375,2109 hektar alanın tamamına yönelik tarım dışı kullanım uygunluğuna karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı işlemi ile alanın 123,5071 hektarlık kısmı, ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı işlemi ile daha önce izin verilen 123,5071 hektarlık alana ilave olarak 102,1668 hektarlık alan için tarım dışı kullanım izni verildiği, tarım dışı kullanım izinleri kapsamı dışında kalan 149,537 hektarlık kısım için Bakanlık tarafından verilmiş tarım dışı kullanım izni olup olmadığına ilişkin Dairelerinin 05/07/2023 tarihli ara kararına, davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 149,537 hektarlık alan için tarım dışı kullanım izni verildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı yönünde cevap verildiği, ara kararı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmaza yönelik verilmiş tarım dışı kullanım izninin bulunmadığının anlaşıldığı, Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği, Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmalarının; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmelerinin mümkün olduğu, Acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulü olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, 5403 sayılı Kanun'un; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulduğu; arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği; 5403 sayılı Kanun ile tarım arazilerinin koruma altına alındığı ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlandığı, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkün olduğu, Dosyanın incelenmesinden; davalı idareler tarafından, IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimine devam edilebilmesi için belirlenen taşınmazlar için kamu yararı kararı alındığı belirtilmiş ise de, Dairelerinin 05/07/2023 tarihli ara kararına verilen yanıtlardan uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik verilmiş tarım dışı kullanım izninin bulunmadığının anlaşıldığı, Bu durumda; tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına, yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik verilmiş tarım dışı kullanım izninin bulunmadığı anlaşıldığından, tarım dışı amaçla kullanım izni alınmaksızın tesis edilen acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, Öte yandan; bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılmasının, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğundan, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olmasının, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacağı gerekçesiyle, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilen 375,2109 hektarlık alandan tarım dışı kullanım izni verilen toplam 225,6739 hektarlık alan dışında kalan kısımlara ilişkin çalışmaların devam ettiği, tarım dışı kullanım izinlerinin aşama aşama verildiği, izinlerin tek seferde verilmesinin, telafisi güç ve imkânsız zararlara neden olabileceği gibi denetim ve kontrol mekanizmasının çalışamaz hale gelebileceği, Tarım ve Orman Bakanlığına ilişkin ilgili mevzuatta öngörülen tedbir ve kontrol yükümlülükleri gereği uygulamada gerekli izinlerin aşama aşama verildiği; tarım dışı kullanım izinlerinin sonradan tamamlanmasının acele kamulaştırma işlemini hukuka aykırı hale getirmeyeceği ileri sürülmektedir. Davalı idareler yanında müdahil tarafından, Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilen 375,2109 hektarlık alanın tamamının tarım dışı kullanım uygunluğuna Denizli Valiliği İl Toprak Koruma Kurulunca karar verildiği, Bakanlık tarafından ise tarım dışı kullanım izinlerinin aşama aşama verildiği; ekonomik kalkınmaya sağlayacağı fayda, istihdam yaratılması, devlet gelirlerinin artması, madencilik faaliyetlerinin devamının sağlanması gibi hususlar dikkate alındığında, acele kamulaştırma yoluna başvurulması için gerekli koşulların gerçekleştiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idareler ile müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 11/10/2023 tarih ve E:2022/3207, K:2023/7362 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.