11. Hukuk Dairesi 2022/2071 E. , 2023/6295 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmişti…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2071 E. , 2023/6295 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli "Hello Kitty" olan birçok markanın sahibi olduğunu, İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünce Pantheon Rome Ambalaj Malzemeleri Ltd. Şti (''Pantheon') firmasına ait müvekkili adına tescilli " Hello Kitty" markalı yaklaşık 13.000 civarı aerosol tüpünün tespit edildiğini, söz konusu ürünlerin üreticisinin davalı firma olduğunu ve ürünlerin halen davalı adresteki depoda tutulduğunu, müvekkiline ait "Hello Kitty" ibareli markanın izinsiz kullanılmasından kaynakla marka hakkına tecavüz fiilinin oluştuğunu, haksız rekabet fiilinin tespitini, men' i ve ref' ini, marka hakkına tecavüz fiilinin tespitini, men' i ve ref' i ile Gümrük Müdürlüğünce taklit mallara el konulması ile masrafları davalıya ait olmak üzere imhasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Pantheon firmasının eski unvanının Marka Kozmetik olduğunu, müvekkiline sipariş verilen tarihte şirketin ortakları ile müvekkilinin yıllardır çalıştığı Marka Kozmetik firmasının ortaklarının aynı olması sebebi ile müvekkilinde güven duygusu oluştuğunu ve bu sebeple üretim yaptığını, aynı zamanda kutu tasarımları üzerinde "®" register işaretini görmesiyle bu markanın marka kozmetik adına tescilli olduğuna dair güvenin pekiştiğini, müvekkilinin bu durumda 3 üncü kişi durumunda ve iyi niyetle hareket ettiğini, ürünlere el konulmasından sonra müvekkilinin muhatap bulamadığını, çünkü Pantheon firmasının ortaklarının değiştiğini, müvekkilinin huzurdaki davada marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet fiilleri içerisinde olmadığını, basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, huzurdaki davada asıl sorumlunun Pantheon firması olduğunu ve davanın bu firmaya yöneltilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının markadan kaynaklanan haklarına haksız tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin men' i ve ref'ine, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilen 12.036 adet olup üzerinde Hello Kitty ve şekil markası bulunan deodorant kutuları üzerindeki markaların masrafı davalıdan tahsil edilerek silinmesine, davacı yararına "tecavüzün tespiti yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince 3.145,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı yararına "haksız rekabetin tespiti yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.145,00 TL vekâlet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı yararına "tecavüzün men'i ve ref'i yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.145,00 TL vekâlet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın tescilli olduğunu gösteren “®” işaretinin müvekkilini yanılttığını, iradesi sakatlandığı için markanın sahibinin üzerinde tescilli ibaresi bulunan firma olduğu düşünülerek siparişlerin kabul edildiğini, Pantheon şirketinin Marka Kozmetik şirketinin eski unvanı olduğunu, şirket ile uzun süre ticari ilişki içinde olan Marka Kozmetik şirketi ve yetkililerinin değiştiği müvekkili şirketin siparişleri eski Marka Kozmetik ile olan ticareti ve güvenirliğine bağlı olarak imal ettiğini, bu olay sonrası hiçbir şekilde Pantheon şirketi ile çalışılmadığını sipariş kabul etmediğini, müvekkili şirkete yönelik Marka Kozmetik unvanı kullanılarak yanıltıcı etki yaratıldığı, kötü niyetle hareket ettiğine dair somut bir kanıtın olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiğini, "Haksız Rekabet" yaratmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını, lehe olan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, tecavüzün tespiti ile men'i ve ref'i yönünden ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu yönden tek bir vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi kaldırılması ve giderilmesi, haksız rekabetin tespiti önlenmesi kaldırılması ve giderilmesi, yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sadece iki talep için vekâlet ücreti ve yargılama giderleri bakımından karar verilmesi gerekirken, tecavüzün tespitinden ayrı olarak tecavüzün refi ve giderilmesi için ayrı bir vekalet ücreti takdiri hatalı olduğundan sadece bununla sınırlı olarak davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile davacı yararına "tecavüzün tespiti, önlenmesi kaldırılması ve giderilmesi yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 7.375,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacı yararına "haksız rekabetin tespiti önlenmesi kaldırılması ve giderilmesi yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ürünün tamamının imal etmediğini, müvekkilin sadece ürünün ambalajı olan tüpü ürettiğini, tüpün içerisindeki sprey olarak tabir edilen deodorantın piyasaya sürüldüğünü, bunun da Pantehon şirketi tarafından yapıldığını, ürünün nihai haline getirilip Pantehon şirketi tarafından satışa sunulduğunu, davacı şirketle haksız rekabet için de olan ürünü piyasaya süren Pentehon olduğunu, müvekkilin kozmetik şirketi olmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkil şirketin kötü niyetle hareket etmediği, haksız rekabet eylemi içerisinde olmadığının belirtilmesine rağmen mahkemece bilişrkişi raporunda belirtilen bu durumun karara etkili olmadığının belirtildiği, müvekkil şirketin haksız rekabet ettiğine dair tespitine ilişkin ve vekâlet ücretine ilişkin olarak toplam vekâlet ücreti ilk derece mahkemesi kararı ile 9,435 TL iken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile 14,750 TL ye çıkarıldığı, 3 ayrı değil 2 ayrı gerekçeye dayalı vekâlet ücreti takdiri yani sadece 3,145 lik fazla kurulan hükmün kaldırılması gerekirken bu şekilde lehe gibi gösterilen hatalı vekâlet ücretinin takdirine yönelik kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 30 uncu ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.