18. Ceza Dairesi 2015/5857 E. , 2015/13341 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi Hakaret ve yaralama suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2000 TL, aynı Kanun'un 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca da 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25/06/2008 tarihli ve 2007/581…
**18. Ceza Dairesi 2015/5857 E. , 2015/13341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi Hakaret ve yaralama suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2000 TL, aynı Kanun'un 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca da 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25/06/2008 tarihli ve 2007/581 esas, 2008/773 karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle, hükmün açıklanarak sanığın aynı Kanun'un 86/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2000 TL, 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca da 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/02/2014 tarihli ve 2013/576 esas, 2014/73 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.04.2014 tarih ve 122657 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2013/24535 esas, 2013/22861 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere denetim süresi içinde işlenen suçtan verilen kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması olduğu ve 5 yıl denetim süresinin kararlaştırıldığı ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığı, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak düşme kararı verileceğinin açıklanmış olması karşısında, sanığın birinci suça dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra kasıtlı bir suç işlediğine ilişkin herhangi bir mahkumiyet hükmünün bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanması şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir. I-Olay: Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25.06.2008 tarihli kararıyla hakaret ve yaralama suçlarından adli para cezası uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 09.09.2008 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine, aynı Mahkeme'nin 05.02.2014 tarihli kararıyla hükümlerin açıklandığı ve TCK'nın 86/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2000 TL, yine TCK'nın 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca da 1500 TL adli para cezasına hükmedildiği, kesin olarak verilen hükümlerin infazı aşamasında hükmün açıklanmasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle bu suçlar yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: