6. Ceza Dairesi 2013/7351 E. , 2013/21967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında d
**6. Ceza Dairesi 2013/7351 E. , 2013/21967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Belli bir olay ile ilgili suç işlediği izlenimini veren ve hakkında herhangi bir araştırma yapılan kişi, şüpheli statüsüne girer. Şüpheli muhakeme hak ve yetkilerine sahiptir. Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Olayın faillerinin kim olduğu ve bunların ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür. Olay ise deliller ile öğrenilebilir. Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal)’dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır. Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; Sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcı ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve (veya) ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Deliller yeterince araştırılmamış veya soruşturma eksik ise bu hususlar giderilmelidir. Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakimin sanık lehine ve aleyhine olan delilleri araştırıp; tam bir inanışla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Yani hükümde varsayıma dayalı kuşkulu kalan hususlar olmamalıdır. Maddi gerçeğin olayın bir bütünü veya parçasını temsil eden kanıtlardan ortaya çıkarılması gerekir. Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza muhakemesinin amacına kesinlikle aykırıdır. Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığı belirlenmesi için eylemin önce işlenip işlenmediğinin sorunu çözülerek başlanır. Bu da kanıtların yorumu ile cevaplanacaktır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını, yorum ile nasıl bir kanıya ulaştığını , kararının gerekçesinde göstermek zorundadır. Gerekçedeki mantıksal kronolojik dizin ise iddia, savunma, kanıtlar, kanıtların yorumu, ... kabul edilen eylem; ihlal edilen norm, normun yorumu ve en nihayet ulaşılan sonuç olan hüküm şeklinde olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek; Katılanın 27.06.2011 günlü kolluktaki beyanında; Kızılcahamam'dan traktör almak için Ankara’ya geldiğini, üstünde 12.000 TL para, satış işlemleri için 400 dolar ve ayrıca 150 TL para olduğunu, traktörü alacak arkadaşının kendisiyle sanıkların çalıştığı 06 Pavyonda buluşacağını söylemesi üzerine, 06 ... 27.05.2011 günü gece 01.00 sıralarında gittiğini, sahneye yakın bir masaya oturduğunu, gelen garsona bir arkadaşını beklediğini demesi üzerine, garsonun kendisine çay getirdiğini, bu sırada masasına konsomatrisin oturduğunu, alkol almayacağını söylediğini, bayanın "seninle ilgisi yok" dediği, bu sırada masaya bir bardak rakı geldiğini, buluşacağı arkadaşının cep telefonla aradığını, içerdeki sesten dolayı konuşmak için dışarı çıktığını, arkadaşının çocuğunun hasta olmasından dolayı gelemeyeceğini söylemesi üzerine, tekrar içeri girip, masada bulunan sigara paketini almak isterken masanın meze ile donatılmış olduğunu gördüğünü, bayanın iki duble rakı içtiği, bu nedenle hesap istediğini kendisine 60 TL hesap geldiğini, hesabı ödemek için kalktığında, orada bulunan garsonların kendisini kalkmaması için sıkıştırdıklarını, iki üç kişinin karga tulumba, mesul müdür olan sanık ...’un odasına götürdüklerini, ellerini ağzını kapatıp, arka cebinde bulunan 12000 TL para ile sağ ön cebinde bulunan 150 TL ve 400 doları sanık ... ve kardeşi ...’ın aldığını, daha sonra garsonların kendisini darp ettiklerini, sanık ...’un “bu şahıs merkez bankası gibi her tarafından para çıkıyor” dediğini, aynı gün gece 03.00 sıralarında polis memurları ile karakola geldiğini, kendisini doktora havale ettiklerini, doktora gittiğini, hastanede daha önceden psikolojik tedavi gördüğünden, olay sebebi ile rahatsızlandığından bir tedavi gördüğünü, tedaviden sonra verilen evraklarla Adli Tıp kurumuna giderek doktor raporunu alıp, .... polis merkezine başvurduğunu beyan ettiği, yargılamada ise; bankadan 20.000 TL para kredi çektiğini, buna ilişkin dekontları olduğunu, 8.000 TL'sini borçları için dağıttığını, 12.000 TL, 300 Dolar ve 120 TL daha para olduğunu, 06 tabir edilen ... gittiğini, buluşacağı arkadaşı beklemek için masaya oturduğunu, içmek için çay ikram ettiklerini, o sırada masasına bir bayan geldiğini, bayanın cebindeki parayı gördüğünü, bir duble rakı istediğini, hesabın da 50 TL'mi 40 TL'mi 30 TL'mi bir rakam geldiğini, 50 TL verdiğini üstünü almadığını, masasına oturan kadının kalktığını birilerinin gelip, kendisini yaka paça yukarı çıkardıklarını, yere yatırdıklarını, "her yerinden para çıkıyor Ziraat Bankasında böyle para yok" dediklerini, sonra darp ettiklerini ve karga tulumba kapıya attıklarını, parayı pantolonunun arka cebine koyduğunu ve düğmelemediğini, düşmüş olamayacağını, daha sonra karakola gittiğini, "yarın gel öbür gün gel" diye oyaladıklarını, kendisini ciddiye almadıklarını, "yemişin içmişin" gözüyle batkılarını, bu şekilde emniyete gittiği günlerde 2 gencin aynı yerde aynı şahıslar tarafından 2.500 TL’si alındığı şeklinde ithamda bulunduğu için bu kez sözlerini ciddiye aldıklarını, daha sonra teşhis yapıldığını, teşhiste yanılma ihtimalinin %5 ihtimal olduğunu, Emniyetteki ifadesinin de doğru olduğunu, huzurda bulunan sanıklar ..., ..., ... ... ve ...’nin olay sırasında bulunduğunu ve iki kişinin daha olduğunu söylediği, katılanın Ankara ... Hastanesinden 27.05.2011 tarih ve saat 05.10 tarihli geçici adli muayene raporunun alındığı ve bu raporun 22.06.2011 tarihinde Adli Tıp Kurumunca kati hale dönüştürüldüğü, katılanın kollukta, 01.07.2011 günü saat 04.42 sıralarında 8 kişinin bulunduğu ortamda çoklu teşhis yapıldığı, katılanın ..., ..., ..., ... ve ...’ı kesin ve net olarak teşhis ettiğini, söylediği, teşhis tutanağında; tüm sanıkların kendisini yere yatırarak darp ettiklerini parayı kimin tarafından alındığını görmediğini, 3- 4 kişi olduğunu söylediği, olay sonrası pavyonda müşteri olarak bulunan tanıklar ... ve ...’ın 30.06.2011 günlü kolluktaki beyanlarında; katılanın 3-4 garson tarafından ağzı kapatılarak bacaklarından tutularak karga tulumba müdüriyete götürdüklerini gördüklerini, sonra içerden "imdat" şeklinde bağırma ve küfür sesi duyduklarını, sonra hesabı ödeyerek dışarı çıktıklarını, bu sırada dışarıda katılanın bağırdığını ve "paramı aldılar polis çağırın" diyerek yardım istediğini, telefon numaralarını vererek oradan ayrıldıklarını ifade ettikleri, yargılamada ise, bu beyanlarını kabul etmeyerek “benim paramı aldılar” diye bağırdığını duymadıklarını, "dışarıdan normal vatandaş gibi tartışıyorlardı" dediklerinin anlaşılması karşısında; öncelikle katılan ...’nün ifadesinden geçen 12.000 TL para ile traktör almak için olay yerinde buluşacağı arkadaşının kim olduğunun katılana sorularak, açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, katılanın *** *** **** numaralı cep telefonunun, olay öncesi ve sonrası arayan- aranan numaraları gösterir hts raporu alınıp, gereğinde baz istasyonu sinyal bilgilerininde araştırılıp saptantıktan sonra, olay esnasında görüştüğü kişinin belirlenip, bu kişinin tanık olarak böyle bir alım satım için suça konu yerde buluşmak için konulması, konuşmadıklarının sorularak beyanının alınması, traktör almak için hangi bankadan kredi çektiği, krediye ilişkin dekontların kendisinden alınması ve resen hangi bankadan kredi çektiğinin araştırılıp, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, yine katılanın, olay sonrası nerede ve hangi zaman aralığında tedavi gördüğünün buna ilişkin evraklar varsa, bunların getirilmesi ve suça konu 06 pavyonda iki kişinin daha benzer şekilde yağmalanması ile ilgili soruşturma veya kovuşturma evrakı olup, olmadığı araştırılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yerinde ve yeterli olmayan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanları Avukat ... ve ... ’ın, sanık ... savunmanı Avukat ..., sanıklar ... ve ... savunmanı Avukat ... ile sanık ... savunmanları Avukat ... ve Avukat ...’ın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 06.11.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ....'nun katıldığı oturumda sanık ... savunmanı Av....'un yüzüne karşı, sanık ... ve savunmanı Av.... , sanık ... ve savunmanı Av...., sanıklar ... ve ... savunmanı Av...., sanık ... ile savunmanları Av.... ve Av...., sanıklar ... ve ... savunmanı Av....'in yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.