T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1055 - 2026/159 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1055 KARAR NO : 2026/159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2020 NUMARASI : 2019/305 E. - 2020/202 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada ANKARA 1. FİKRİ VE S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1055 - 2026/159 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1055 KARAR NO : 2026/159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2020 NUMARASI : 2019/305 E. - 2020/202 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİnce verilen 15/10/2020 tarih ve 2019/305 E. - 2020/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı şirketin 2018/03730 sayılı şekil markasının 30. sınıfta tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa salt şekilden oluşan dava konusu marka ile müvekkilinin 2011/68763 sayılı "..." figüründen oluşan markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olup marka kapsamına alınmak istenen 30. sınıftaki malların müvekkilinin markasında tescilli olduğunu, ortalama tüketicilerin önemli kısmını oluşturan çocukların ... figüründen oluşan markaları birbiriyle ilişkilendireceğini, öte yandan davaya konu markanın herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığından marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olup ... figürünün tescili talebinde bulunmasının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını ileri sürerek 2019-M-4678 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, 1961 yılından beri bisküvi sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin tanınmış "..." markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin şekilden ibaret 2018/03730 sayılı markasının davacının iltibasa mesnet gösterdiği 2011/68763 sayılı marka ile renk kombinleri ve tertip tarzı itibariyle bir bütün olarak tüketiciler tarafından farklı algılanacağını, markalar arasında ... figürünün kullanılmış olması haricinde bir benzerlik bulunmadığını, 30. sınıfta yer alan “Bisküviler, çikolatalar, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar, tatlılar, dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları bakımından ... şekli standart, alışılageldik bir figür olmadığından bu figürün ayırt edici olduğunu, davacının iddiasının aksine 30. sınıftaki emtialar için kullanılan ... figürünü içeren farklı markaların bulunduğunu, müvekkilinin ... figürünü içeren ... markalarının 20 yılı aşkın bir süredir yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile bilinirlik kazandığını ve müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının ayırt edici unsurunu oluşturan hayvan figürlerinin kullanımının bir kimseye hasredilmesinin mümkün olmadığı, davalının kullandığı ... figürünün gerek renk, gerek oturma şekli, gerek aslanın yelesi ve kulakların duruşunun grafik tasarımı itibariyle davacı markasında yer alan figürden uzaklaşarak ayırt edicilik kazandığı, markalarda yer alan figürlerin farklı olduğunun ortalama tüketiciler nezdinde algılanabilir olduğu, davaya konu markanın, davacının tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından kötü niyetten bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... figüründen ibaret davaya konu marka ile müvekkilinin 30. sınıfta tescilli itiraza dayanak markasının nerede ise aynı olduğunu, mahkemece markaların aynı sınıfta bulundukları hususunun dikkate alınmadığını, bu sınıftaki ürünlerin tüketicilerinin büyük kısmının çocuklardan oluştuğunu, çocukların yetişkin insanlara kıyasla algı düzeyleri daha düşük olduğundan markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu şekil markasının ürünün kaynağına işaret etmediğinden marka olarak algılanmayacağını ve davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, iki görselin grafolojik olarak birbirinden farklı olduğu ve hayvan figürlerinin evrenselliği uyarınca birbiri ile aynı olmadıkları sürece işaretlerin benzerliğinden söz edilemeyeceği, dolayısı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.