T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/118 - 2026/218 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/118 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/332 Esas 2023/560 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/118 - 2026/218 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/118 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/332 Esas 2023/560 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 03.06.2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ankara-Konya Karayolunda seyir hâlindeyken kalp krizi geçirmesi ile karşı şeride geçerek durduğu noktada ... plakalı aracın aşırı hızla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, sürücü ... ile birlikte araçta bulunan ..., ..., ... ve ...'in de aralarında bulunduğu 8 kişinin vefat ettiğini, sadece o tarihte 9 yaşında bulunan ...'in hayatta kaldığını, meydana gelen kaza neticesinde davacılardan ...'in annesi ... ve babası ... ile babaannesi ...'in, davacı ...'in eşi ...'in, ... ve ...'in anneleri ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... için 1.000.00-TL, ... için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 12.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiş, 03.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini ... için 393.056,12-TL, ... için 4.119,84-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespit edilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarih, 2021/1343E.-2022/756K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dava konusu kazaya ilişkin olarak Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1028 Soruşturma sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'in asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğunun tespit edildiği, bahse konu raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan usûl ekonomisi gereğince yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, davacıların desteklerinin yolcu olarak bulunduğu araç ruhsatına göre sürücü dahil 5 koltuklu olduğu, ancak kaza tespit tutanağına göre sürücü hariç olmak üzere ikisi çocuk sekiz kişinin araca binmesi nedeniyle istiap haddinin aşıldığı ve davacıların desteklerinin kazada müterafik kusurlu olduklarının kabulü ile bilirkişi marifetiyle hesaplanan tazminat tutarlarından %20 indirim yapılması gerektiği, davacı ...'in, dosyada yüksek öğrenim gördüğüne dair belge bulunduğundan anne ve babasından 25 yaşına kadar destek aldığının kabulünün gerektiği, babası ...'ten 398.572,61-TL, annesi ...'ten 168.056,12-TL olarak hesaplanan tazminat miktarından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında babası ...'ten 398.572,61-TL, annesi ...'ten 168.056,12-TL olarak hesaplanan tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında babası ... yönünden 318.858,08-TL, annesi ... yönünden 134.444,89-TL,davacı ...'in eşinin vefatından sonra 01.10.2013 tarihinde yeniden evlendiğinden, evlenme tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre 3.748,09-TL olarak hesaplanan tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında 2.998,47-TL, davacı ...'in yüksek öğrenim gördüğüne dair dosyada delil bulunmadığından annesinden 18 yaşına kadar destek aldığının kabulünün gerektiği ve 4.119,84-TL olarak hesaplanan tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında 3.295,87-TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı ...'in kaza tarihinde 21 yaşında olduğu ve yüksek öğrenim gördüğüne dair delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacılar davalı sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı başvuruda bulunmuş ise de, başvurunun davalıya tebliğ tarihi dosya kapsamıyla tespit edilemediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi, ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinden yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek davanın davacı ... yönünden kabulü ile; 393.056,12-TL maddi tazminatın 5.000,00-TL'sine dava tarihinden bakiye kısma ıslah tarihinden (03.07.2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile, 2.998,47-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3.295,87-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sine dava tarihinden (03,07,2023) bakiye kısma ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davanın ... için reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffa ...'in vefatı nedeniyle murislerine 180.000,00-TL ödeme yapıldığını, 03.06.2012 kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 225.000,00-TL olduğunu ve bakiye poliçe limitinin 45.000,00-TL kaldığını, hem asıl alacak hem de fer'iler yönünden teminat limiti tutarınca hüküm kurulması gerekirken davalı sigorta şirketinin tüm ilâm vekâlet ücreti ve masraflardan sorumlu tutulduğunu, ödeme yapılmayan hak sahipleri yönünden de her bir ölen kişi için teminat limitinin 225.000,00-TL olmasına rağmen hatalı şekilde teminat limiti aşılarak hüküm tesis edildiğini, müteveffa ... yönünden gelirin hatalı hesaplandığını, sadece 1 ayın geliri üzerinden hesaplama yapılamayacağı, kaza tarihinden hesap tarihine kadar olan bilinen dönem gelirlerinin SGK kaydı, maaş bordrosu ve iş yeri kayıtlarının celp edilerek, bilinmeyen dönem hesabının son geliri üzerinden yapılması gerektiğini, destek sürelerinin yanlış belirlendiğini, anne babaların çocuklarına desteğinin erkek çocuklarda 18, kız çocukların 22 yaşını doldurması itibariyle sona ereceğini, mahkemece 25 yaşına kadar destek süresinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müteveffa ...'in anne ve babasının da destek hakları bulunduğu gözetilmeden ve garame hesabı yapılmadan karar verilmesinin de isabetsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının değerlendirilmediğini, davalı sigorta şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, kısa kararda davanın kısmen kabulüne karar verileceği belirtilmiş ise de, gerekçeli kararda kabul yazılmasının kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, davacı ...'in babası ...'in %33 oranında gelirinden istifade edeceğine ilişkin tespite itiraz etmelerine ve ...'in başkaca mirasçısı bulunmaması ve tek hak sahibinin davacı ... olmasına rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yaptığını, davacı ... yönünden de müteveffa eşi ...'in desteği yönünden yapılan hesaplamada, %34 destek oranını kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketi tarafından 22.05.2020 tarihinde gönderilen mail ile davacının eşinin ölümü nedeniyle 80.126,00-TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, tarafların anlaşamadığını, davacı ... ve ... yönünden müteveffa anneleri ...'in sigorta dosyasında mevcut SGK kayıtlarından emekli olduğu ve emekli maaşı aldığı açık olmasına rağmen ev hanımı gibi değerlendirilerek rapor düzenlendiğini, mahkemece sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'in sevk ve idaresindeki araç ile Ankara-Konya Karayolunda seyir hâlindeyken kalp krizi geçirmesi ile karşı şeride geçerek durduğu noktada ... plakalı aracın aşırı hızla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, sürücü ... ile birlikte araçta bulunan ..., ..., ... ve ...'in de aralarında bulunduğu 8 kişinin vefat ettiğini, sadece o tarihte 9 yaşında bulunan ...'in hayatta kaldığını, meydana gelen kaza neticesinde davacılardan ...'in annesi ... ve babası ... ile babaannesi ...'in, davacı ...'in eşi ...'in, ... ve ...'in anneleri ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davanın davacı ... yönünden kabulü ile; 393.056,12-TL maddi tazminatın 5.000,00-TL'sine dava tarihinden bakiye kısma ıslah tarihinden (03.07.2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile, 2.998,47-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3.295,87-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sine dava tarihinden (03.07.2023) bakiye kısma ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davanın ... için reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-6100 sayılı HMK'nın 297.maddesinde hükmün kapsamı ve hükümde bulunması gereken hususlar maddeler hâlinde açıkça düzenlenmiştir. 297/c bendinde "tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan hukuki sonuç ve hukuki sebeplerin" hükmün kapsamı içinde bulunması gereken hususlar olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.Anılan yasal düzenlemenin de gereği olarak mahkemece verilen hükmün,gerekçeli olması, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uygunluk ve illiyet bulunması, gerekçenin dosya kapsamına ve uyuşmazlığa ilişkin olması, taleplerin hangi nedenle kabul, hangi nedenle reddedildiğinin gerekçeden anlaşılması ve hükmün infazda tereddüt yaratmayacak mahiyette olması gerekmektedir. Somut olayda trafik kazası sonucunda destek ... ve ...'in vefatı nedeniyle oğlu olan davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, dava dilekçesinde davacı için annesi ... ve babası ... yönünden 5.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunduğu belirtilmiş, 03.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, ...'in maddi tazminat talebinin 393.056,12-TL olarak ıslah edildiği ve mahkemece de annesi ... yönünden ne kadar, babası ... yönünden ne kadar destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği yönünde herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin 393.056,12-TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı, bu hâliyle oluşturulan hükmün HMK'nin 297/2 maddesine uygun olmadığı ve denetiminin mümkün olmadığı görülmüştür. Bu durumda öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi hükmü uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı ... için talep edilen tazminat miktarların ayrı ayrı açıklanması için davacı vekiline imkân tanınması, daha sonra davacıların maddi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde ve denetime uygun şekilde hüküm oluşturulmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 2-Dava konusu olay 03.06.2012 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası 01.08.2011-2012 tarihli arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş, olay tarihinde kişi başı ölüm teminatının 225.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi olay tarihinde geçerli olan kişi başı ölüm hâlinde ödenecek teminat limiti ile sorumlu olduğundan ve dosya kapsamında müteveffa ...'in ölümü nedeni ile anne ve babasının da destek zararının olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından anne ve babasına 21.03.2022 tarihinde 180.000,00-TL ödeme yapıldığı iddia edildiğinden, mahkemece öncelikle ödeme belgeleri ve hasar dosyası getirtilerek, müteveffanın anne ve babasına yapılan ana para ödemesinin belirlenmesi, müteveffanın anne ve babası ile davacı çocuk ... de dahil tüm hak sahipleri yönünden destekten yoksun kalma tazminatı miktarı hesaplanarak, her bir hak sahibi için hesaplanan miktarların sigorta şirketinin sorumlu olduğu kişi başı teminat limiti dikkate alınarak garame yapılması ve sigorta şirketinin herbir ölüm nedeniyle kişi başına teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilmek suretiyle hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve açıklanan hususlar gözetilerek yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf yoluna başvuranlarca yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuranlarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2023/246498 esasına yatırılan 650.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.