18. Ceza Dairesi 2017/6515 E. , 2018/5166 K. "" Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/07/2015 tarihli ve 2014/173359 soruşturma, 2015/70367 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2015 tarihli ve 2015/1044 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının is…
**18. Ceza Dairesi 2017/6515 E. , 2018/5166 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/07/2015 tarihli ve 2014/173359 soruşturma, 2015/70367 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2015 tarihli ve 2015/1044 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2017 gün ve 55895 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Buna gore müşteki ... tarafından İbrahim Karaer ismini kullanan ancak açık kimliğini bilmediği kimliği meçhul şüphelinin kendisine “eskierdemirliler” Yahoo mail grubundan hakaret ettiğinden bahisle başlatılan soruşturmada şüpheli/şüpheliler tespit edilemediğinden bahisle evrakın daimi aramaya alınmasına ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2014 tarihli ve 2014/173359 soruşturma sayılı Daimi Arama kararını müteakip, müştekinin şüphelinin olabileceğini değerlendirdiği ... sayılı telefon numarasını bildirmesi üzerine ulaşılan şüpheli ...’in suçlamaları kabul etmediği ve suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerektiği gibi kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacağından soruşturmaya devamla tespit edilen ...’in gerçekten İbrahim Karaer ismini kullanan kişi olup olmadığının belirlenmesine çalışılması, gerekirse gerçek şüphelinin tespiti açısından evrakın daimi aramaya alınması gerektiği gözetilmeden, şüphelinin ifadesinin alınması haricinde hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan eksik soruşturmaya dayalı şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme;