11. Hukuk Dairesi 2022/2192 E. , 2023/6008 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1518 Esas, 2022/53 Karar DAVA TARİHİ : 20.03.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/363 E., 2019/484 K. Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2192 E. , 2023/6008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1518 Esas, 2022/53 Karar DAVA TARİHİ : 20.03.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/363 E., 2019/484 K. Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalıya ait ve nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan 24.480,00 kg. fındık emtiasının Sakarya'dan İtalya'ya taşınmasının davalı ... Uluslararası Taşımacılık Tur. ve Tic. A.Ş. tarafından üstlenildiğini, davalı şirkete ait römorka yüklenen emtianın gümrük işlemlerinin yapılması için 09.05.2017 tarihinde ...'ne getirtildiğini, araç sürücüsünün dorseyi çekiciden ayırarak başka bir yerde çekicinin içerisinde uyuduğunu, 10.05.2017 tarihinde gümrük işlemleri tamamlanmak istendiğinde, emtianın yerinde olmadığının görüldüğünü, kamera kayıtlarının incelenmesinden plakası tespit edilemeyen bir çekicinin dorseyi götürdüğünün tespit edildiğini, davalı ... idaresinin emtiayı kendi gümrük sahasında muhafaza edemediğini, diğer davalının da tam ve eksiksiz aldığı emtiayı alıcısına ulaştıramadığını, müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda dava dışı sigortalıya 605.247,00 TL hasar tazminatı ödenerek, sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek şimdilik 605.247,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 16.06.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, idare mahkemesinde dava açılması gereken yasal sürenin aşıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taşıyıcının sözleşmeye aykırı davranışlarından kaynaklanan sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, taşıyıcının emtiayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar gerçekleşen zarardan sorumlu olduğunu, zararın meydana gelmesine neden olan hırsızlık olayının tamamen taşıyanın kusurundan kaynaklandığını, araç sürücüsünün bu miktar bir emtiayı korumasız bırakarak başka bir alanda dinlenmesi nedeniyle rizikonun gerçekleştiğini, hırsızlığa ilişkin olayların soruşturma dosyasında aydınlatılamadığını, müvekkilinin davaya konu olayda hiç bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, olayın henüz mühürleme işlemi yapılmadan meydana gelmesi nedeniyle iddia edilen cinste ve değerde emtianın bulunup bulunmadığı konusunda müvekkilince yapılmış bir tespit bulunmadığını, hasarın meydana geldiği yerin gümrüklü saha olmadığını, gümrük işlemleri yapılmadan önce tırların beklediği ve girişte araç çıkış ücreti alınan park alanında olayın gerçekleştiğini, bu alanın gümrük idaresinin kontrolünde bulunmadığını ve güvenliğinin özel güvenlik elemanlarınca sağlandığını, park alanına giriş çıkışların dorse plakaları üzerinden yapıldığını ve çıkışta plaka kontrolü yapılması nedeniyle gümrük müdürlüğü tasfiye işletme müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, hırsızlık olayının suçüstü olmadığını, ayrıca kaçakçılık suçu oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Tur. ve Ticaret A.Ş. vekili savunmasında; çekicinin dorseden ayrıldıp çekici ile gümrük sahasına yapılacak başka ring seferleri için sürücünün talimat beklediğini ve dinlendiğini, dorsenin idare tarafından gözetimi yapılan park sahasından belge kontrolü yapılarak çıkmasının mümkün olması nedeniyle sorumluluğun idarede olduğunu, oluşan zarardan gümrük müdürlüğü ile otoparkı işleten Tasfiye İşleri Döner Sermayeler Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, gümrük sahasına giren emtianın işlemleri tamamlanıncaya kadar idarenin gözetimi altında olduğunu, dorseyi alan çekicinin kamera kayıtlarına göre neredeyse durmadan hareket ederek gümrük sahasından çıkmasının idarenin kusurunu gösterdiğini, aracın beyanname düzenlenmeden gümrük sahasından çıkış yapmasına izin verilmesinin idarenin hatası olduğunu savunarak davanın müvekkili yönünden reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idareye karşı açılan davanın hizmet kusuruna dayandığı ve işbu davada yargı yolu dava şartının bulunmadığı, taşıyıcı sorumluluğuna gelindiğinde ise davalı taşıyıcının, dorseyi çekiciden ayırmak suretiyle içerisindeki ihracaat yüküyle birlikte park ettiği yerin Erenköy Gümrük sahasındaki tır park alanı olduğu, bu alandan veya gümrük sahasından herhangi bir gümrük evrakı ya da transit refakat belgesi olmadan park halinde bırakılan dorsenin plakası dahi belirlenemeyen bir çekiciye takılmak suretiyle çok kısa bir sürede ve kolaylıkla çıkartılabileceğinin basiretli bir tacir olarak önceden öngörülüp önlenemeyeceğini, taşıyıcının düzenlediği taşıma belgesinde plakası kayıtlı dorse için sevkiyat sürecinin başından sonuna kadar aynı çekiciyi kullanmasını gerektiren herhangi bir düzenleme de bulunmadığı, davalı taşıyıcının zarar sorumlusu olmadığı gerekçesiyle davanın davalı Kurum bakımından usulden, davalı şirket bakımından esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu dorsenin davalı ... Müdürlüğüne bağlı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmesi park sahası içindeyken çalındığını, gümrük ve ardiye hizmeti veren davalının araçların girişi sırasında verdiği park fişi ile özel hukuka ilişkin bir hizmet verdiğini, davanın idarenin özel hukuk sözleşmesine istinaden verdiği ardiye hizmetine ilişkin olması nedeniyle, adli yargının görevli olduğunu, mahkemece davalı idarenin gümrük mevzuatını ihlal ettiğine ilişkin tespitlerin doğru olmakla birlikte, bu hizmetin ifasının kamu hizmetine yönelik olmadığını; mahkemece taşıyıcının aracı gümrüklü sahaya park etmesinin sorumluluğunu kaldırdığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, basiretli bir tacirin aracın gümrüklü sahada çıkarılabileceğini önceden öngörerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, kara yoluyla taşıma sırasında en çok rastlanan hırsızlık olaylarına karşı ikinci şoför bulundurma, muavin bulundurma, araca alarma taktırma gibi önlemlerin alınmamasının emsal kararda taşıyıcının kusuru olarak değerlendirildiğini, taşıyıcının mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan kamu hizmetinin özel kesimce verilmesinin dahi onun idari niteliğini etkilemeyeceği, davalı Kuruma ilişkin usulden ret kararının yerinde olduğu, gümrük idaresince gümrük işlemlerini yapmak üzere özel olarak belirlenen ve her türlü kamera ve güvenlik önlemi ile korunan araç giriş ve çıkışının mevzuat gereği sıkı denetimlere tabi tutulduğu bir sahada, taşıyıcıdan ikinci sürücü, muavin veya araca alarm takma gibi başka bir güvenlik önlemi almasının bekleneyeceği, hırsızlık olayının çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği, taşıyıcı tarafından ikinci sürücü, muavin ve benzeri her türlü güvenlik önlemi alınsa bile güvenli sahada park eden araç sorumlusunun beşeri ihtiyaçları için kısa bir süre araç başından ayrılması halinde dahi olayın meydana gelmesinin engellenemeyeceği ve taşıyıcı açısından kaçınılmazlık halinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi kapsamında davacı ... tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyan ve gümrük idaresinden tahsili talebiyle açılmış bir rücuen tazminat davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesi. 2. Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Najliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 17 nci maddesinin ikinci fıkrası. 3. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Dava konusu olay, davacının sigortalısına ait emtianın davalı şirketçe üstlenildiği taşıma sırasında, davalı şirket şoförünün gümrük sahasında emtia yüklü dorseyi serbest bırakarak ayrılması sonrasında, dorsenin başka bir çekici tarafından kaçırılması biçiminde gerçekleşmiş olup bu olay neticesinde emtianın zayi olduğu sabittir. Yerleşik İçtihatlarımızda da belirttiğimiz gibi taşıyıcı basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni yerine getirmediği durumda kusurlu sayılacak, CMR'nin 17 nci maddesine göre de kendi kusursuzluğunu kanıtladığı taktirde taşıma sırasında oluşan zarardaki sorumluluğundan kurtulabilecektir. Somut olayda, davalı taşıyıcının taşımanın başından sonuna kadar dava konusu emtianın güvenliğini sağlamakla mükellef olduğu; dorsenin bırakıldığı yerin güvenlik zaafiyetlerini tahlili, bu tahlil sonucunda nöbetçi yardımcı yahut dorsenin çekiciden ayrılmaması gibi önlemleri alma yükümlülüğü üstlendiği açıktır. Bu durumda davalı taşıyıcının yukarıda belirtilen ilkeler ışığında sorumlu olduğu kabulü ile hüküm kurulması gerekirken CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak sorumsuzluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.