6. Hukuk Dairesi 2011/7112 E. , 2011/11786 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık hor kullanım tazminatı, ödenmeyen elektrik – su parasının tahsili ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.132,27 TL maddi, 500,00…
**6. Hukuk Dairesi 2011/7112 E. , 2011/11786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık hor kullanım tazminatı, ödenmeyen elektrik – su parasının tahsili ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.132,27 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, mevcut deliller taktir edilerek karar verilmiş olmasına, taktirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının, kullanmadığı halde taşınmazı müvekkiline teslim etmeyerek taşınmazda meydana gelen hasarın büyümesine neden olduğu, müvekkilinin gençlik yıllarının geçtiği, tatlı acı anılarının bulunduğu yerin bu şekilde harap oluşunun müvekkilini manevi yönden yıprattığını, derin üzüntü duymasına neden olduğunu bu nedenle 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.12.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın 02.03.2009 tarihinde davacıya teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili bu sözleşmeye dayanarak açtığı davada davalının kullanmadığı halde taşınmazı teslim etmeyerek kiralananda meydana gelen hasarın büyümesine neden olduğu, taşınmazın bu şekilde harap oluşunun müvekkilini manevi yönden yıprattığını belirtmiş ve mahkemece de manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kiralananın kullanılmadığı halde teslim edilmemesi ve zarar görmesine neden olunması davacının kişilik hakkına saldırı niteliğinde olmadığından kişilik hakkına saldırı halinde manevi tazminat istenebileceğini düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinin olaya uygulanması mümkün değildir. Bu durum sadece davacıya kiralananın tahliyesini ve uğranılan zararların tazminini isteme hakkı verir. Mahkemece istemin reddine karar vermek gerekirken, bu husus gözardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunda kararın manevi tazminata yönelik olarak bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile manevi tazminata ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.