4. Hukuk Dairesi 2022/10484 E. , 2024/6832 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan…
**4. Hukuk Dairesi 2022/10484 E. , 2024/6832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 21.08.2011 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 09.02.2017 tarihinde 22.386,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının bakiye alacak hakkının olmadığını, davacının hakem heyetine başvurmadan evvel mahkemede aynı uyuşmazlığa ilişkin dava açtığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, aynı olaya ilişkin kesin hüküm söz konusu olduğunu, davacının artan bir maluliyetinin bulunmadığını, sunulan raporda bu durumun ispat edilemediğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından hakeme başvurmadan evvel mahkemede dava açıldığı, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/2852 esas sayılı dosyasında aynı olaya ilişkin davalı hakkında karar verildiği, bu nedenle Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereği dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu raporun usule uygun olduğunu,sunulan raporda maluliyet artışının gerekçesinin yer aldığını, aynı kazaya ilişkin farklı bir olgunun raporda yer aldığını, bu nedenle esasa girilerek tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 07.10.2021 tarihli maluliyet raporunda artan maluliyet olgusunun ispat edilemediği, kaldı ki davacının da bu yönde bir talebinin olmadığı, daha evvel mahkemeye gitmiş olan davacının artan maluliyet iddiasını da mahkemeye karşı ileri sürmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının sunduğu raporun usule uygun olduğunu, sunulan raporda maluliyet artışının gerekçesinin yer aldığını, aynı kazaya ilişkin farklı bir olgunun raporda yer aldığını, ayrıca mahkemede sunulan ATK raporundan da bahsedilerek kıyaslama yapıldığını, bu nedenle esasa girilerek tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 21.08.2011 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereği mahkemeye intikal eden uyuşmazlıklar hakkında hakeme başvuru yapılamayacağı hükmü dikkate alındığında kararın yerinde olmasına, temyiz nedenleri ile sınırlı inceleme yapılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.07.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanması için mahkemede açılan davada % 11 maluliyet oranı tespit eden rapora göre tazminat ödemesi yapılmasından sonra alınan yeni raporda maluliyetin % 20,2 olarak tespit edildiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Maluliyetin arttığı (maluliyette gelişen durum olduğu) açık biçimde sözsel olarak ifade edilmemiş olmakla birlikte, davacı yanın dilekçesindeki anlatımlarından davaya konu edilen talebin maluliyet artışı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Hakem heyeti tarafından iki rapordaki farkın esas alınan yönetmeliklerin farklı olmasından kaynaklandığı kabul edilmiştir. Ancak, davacının maluliyet artışı iddiasına dayanak yaptığı 07.10.2021 tarihli raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre de maluliyet belirlemesi yapılmış olup, karar gerekçesi bu yönden de yerinde olmamıştır. Bu itibarla; aynı yönetmelik esas alınarak hazırlanmış iki rapordaki maluliyet oran farklılığının maluliyette gelişen durum (yeni olgu) olup olmadığının özel olarak incelenmesiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir. Açıklanan nedenlerle; taraflar arasında mahkemede görülen davaya ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması ile o dosyadaki maluliyet raporu (% 11 oran veren) da dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 11'den % 20,2'ye yükselmesinin nedenleri üzerinde duran, bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını ve bilhassa kırığa bağlı sinir hasarlarının sonradan ortaya çıkan (yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.