Başvurucu, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmaksızın tutukluluk durumunun devam ettirilmesi nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmaksızın tutukluluk durumunun devam ettirilmesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 18/7/2013 tarihinde Batman Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir hususun bulunmadığı tespit edilmiştir.İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 21/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.İkinci Bölüm tarafından 29/1/2014 tarihinde yapılan toplantıda, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 29/1/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünü 28/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 6/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Adalet Bakanlığının görüşüne cevap vermemiştir. A. OlaylarBaşvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Batman Sulh Ceza Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2012/212 sorgu sayılı kararı ile “cebir tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlarından tutuklanmış, Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 3/1/2012 tarihli ve 2012/1 sayılı iddianamesiyle, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında Batman Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası (E.2012/16) açılmıştır.Batman Ağır Ceza Mahkemesi, 28/5/2013 tarihli ve E.2012/16 sayılı kararla başvurucu hakkında tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun, tutukluluğun devamına dair karara itirazı üzerine, Batman Ağır Ceza Mahkemesi 31/5/2013 tarihli ve 2013/446 Değişik İş sayılı kararla itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar başvurucuya 18/6/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.Batman Ağır Ceza Mahkemesi 18/7/2013 tarihli ve E.2012/16, K.2013/143 sayılı kararla başvurucunun isnat olunan suçlardan toplam 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.Başvurucu, 18/7/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 18/7/2013 tarihli ve E.2012/16, K.2013/143 sayılı kararının temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 27/1/2014 tarihli ve E.2013/11054, K.2014/914 sayılı ilamla hükmün onanmasına karar vermiştir.B. İlgili Hukuk4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“ Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,…d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,…Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.”Aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.”