4. Hukuk Dairesi 2019/3386 E. , 2021/8541 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05/10/2021 salı günü davacılar vekili Av. ... ve Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz di…
**4. Hukuk Dairesi 2019/3386 E. , 2021/8541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05/10/2021 salı günü davacılar vekili Av. ... ve Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1-Davacıların temyiz isteminin incelenmesinde; Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile adli yardım istemli olarak davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalının iddia edilen haksız eyleme (dolandırıcılığa) karışıp karışmadığı bakımından halen derdest olan ceza yargılamasında varılacak sonucun ve kurulacak hükmün, maddi olgunun tespiti bakımından hukuk hâkimini bağlayıcı mahiyette olduğu, UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre, davalının bu olayla ilgili olarak yargılandığı ... Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/227 esas sayılı dosyasında beraat kararı verilmiş olduğu, bu ceza kararının akıbetinin sorularak kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin bu aşamada esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin, usule ilişkin sebeplerle kabulü ile HMK’nın 353. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (6) nolu alt bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ceza dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması yönünde yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine duruşma yapılmaksızın kesin olarak karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (6) nolu bendi, ilk hâlinde “Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” şeklinde olup, 7251 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu “Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” şeklinde düzenlenmiştir. HMK’nın 353/1-a-6 bendi, istinaf kanun yolunun ne şekilde uygulanacağı konusunda son derece belirleyici olup, bir taraftan istinaf mahkemelerinin hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak tahkikat sonucuna göre yeniden karar verme yetkisine haiz olan bir hüküm mahkemesi olduğu kabul edilirken, diğer taraftan da sözkonusu bu hükümle bir nevi eksik inceleme gerekçesiyle dosyanın mahalline geri gönderilmesi kabul edilmektedir. HMK’da kabul edilen dar istinaf sisteminin amacına uygun olarak, istinaf mahkemelerinin hukuki denetim görevini yerine getirirken gerektiğinde yeniden tahkikat ve inceleme yapmalarına imkan verecek bir uygulamanın benimsenmesi, ancak ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine konu olacak verilerin bulunmaması halinde ise tahkikatın yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesi gerekmektedir. HMK’nın 353/1-a maddesinde altı bent halinde sayılan hallerde istinaf mahkemesinin verdiği, esası incelemeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın ilgili İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi kararları, kesin olduğundan temyiz edilemez. Öte yandan 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 362. maddesine eklenen (g) bendine göre “353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar” hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı açıkça hüküm altına alınmış olup, hükmün gerekçesinde de; 353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren durumlarda bölge adliye mahkemesinin duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği, fıkraya eklenen yeni (g) bendiyle, 353. madde hükmü ile uyum sağlanarak Kanunun bütünlüğünün korunması amaçlandığı ifade edilerek 353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararların kesin nitelikte olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda verilen karar, dayandığı gerekçe ve sonucu itibariyle HMK’nın 353/1-a-6 bendi kapsamında kalmakta olup, bu şekilde verilen kararlar kesin olduğundan temyiz edilemez. Kesin bir karara karşı temyiz başvurusunda bulunulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın dairemize gönderildiği anlaşıldığından, temyizi kabil olmayan kesin karara ilişkin davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2) Davalının temyiz istemine gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı tarafından adli yardım istemli olarak istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince 25/12/2018 tarihli ve davalının adli yardım talebinin reddine dair verilen kararın itirazen incelenmesi davalı tarafından istenilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18/01/2019 tarihli kararıyla davalının adli yardım talebinin reddi kararına yönelik olarak yaptığı itirazın reddine kesin olarak karar verilerek, istinaf harç ve masrafını yatırması yönünde dosya ilk derece mahkemesine geri çevrilmiş, davalı vekiline muhtıra tebliğine karşın istinaf harcının ikmal edilmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesince davalının istinaf talebinin reddine dair 26/03/2017 tarihli ek kararı, davalı tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan incelemede davalı vekilinin istinaf talebinin reddine dair ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK’nın 344/1 ve 346/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş; işbu karar davalı vekili tarafından adli yardım istemli olarak temyiz edilmiştir. Kararı temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvuru sırasında adli yardım talep edilmiştir. Temyiz kanun yoluna başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtaya aittir. İncelemeye konu işbu kararın temyizine özgü olarak davalının adli yardım talebinin kabulü ile temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek, temyiz incelemesine geçilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 337. maddesinin 2. fıkrasında adli yardım talebinin reddi kararına yönelik itirazların incelenmesi neticesinde verilen kararların kesin olduğu dikkate alındığında, adli yardım talebinin reddine dair karara itiraz edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince 18/01/2019 tarihinde verilen kararın kesin olmasına, adli yardım talebinin reddi sonrası davalı vekilince istinaf harç ve giderlerinin verilen kesin süre içinde yatırılmasına ilişkin muhtıra gereğinin yerine getirilmemesine göre davalının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin davalının istinaf başvurusunun usulden reddine yönelik kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle HMK/1-a maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin davalının istinaf başvurusunun usulden reddine ilişkin kararının HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.