6. Hukuk Dairesi 2010/11822 E. , 2011/2609 K. MAHKEMESİ :İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı tarafından, kira alacağı nedeniyle haciz ve tahliye istekli olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı taraf icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiral…
**6. Hukuk Dairesi 2010/11822 E. , 2011/2609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı tarafından, kira alacağı nedeniyle haciz ve tahliye istekli olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı taraf icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı aleyhine yapmış olduğu 27.5.2010 günlü icra takibi ile ödenmediğini iddia ettiği kira bedellerinin tahsilini talep etmiş, icra takibinde 15.5.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile ... 5.Noterliği'nin ... nolu noter ihtarnamesi, tapu kaydı ve Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/157 Esas, 2009/253 Karar sayılı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasına ilişkin mahkeme kararına dayanmıştır. Davalı bu belgelerden sadece yazılı kira sözleşmesine karşı çıkarak alacaklının kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle takip yapmakta haksız olduğunu beyanla icra takibine itiraz etmiştir. Olayımızda; Davacı alacaklı takibe konu 15.5.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin tarafı değildir. Davacı dava konusu taşınmazı 14.10.2008 tarihinde iktisap etmiş ve davalıya 4.12.2008 gününde keşide ettiği ihtarname ile yeni iktisabını bildirerek kiralananda fuzuli şagil olan davalının taşınmazı boşaltmasını istemiştir. Davalı taraf yargılamada bu ihtara cevap verildiğini, kendilerinin eski malikle yapılan kira sözleşmesi nedeni ile kiracı sıfatıyla kiralananda oturduklarını ve bu gerekçe ile de aleyhlerine açılan el atmanın önlenmesi davasının reddedildiğini savunmuştur. Bu durumda davacının kiralayanın halefi olarak ödenmediğini iddia etitği kira bedellerini yeni malik sıfatıyla durumu ihtar ve açılan el atmanın önlenmesi davasıyla öğrenen kiracı davalıdan istemesinde ve İcra İflas Kanununun 269/b maddesi gereğince itirazın kaldırılmasını talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece takibe konu diğer belgeler üzerinde durulmadan sadece yazılı kira sözleşmesine değer verilerek davacının kiralayan olmaması sebebiyle takip ve dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.