11. Hukuk Dairesi 2009/6189 E. , 2010/12226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2008/2 - 2008/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/6189 E. , 2010/12226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2008/2 - 2008/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 11.295 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte esas yönünden de davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği yer olan Anamur Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından Antalya’dan, Mersin’e taşınması sırasında Anamur’da aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu emtianın hasar gördüğü, davacı tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği ve TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre davacının sigortalısına halef olarak iş bu davayı Mersin’de açtığı, davalının ikametgâhının ise Konya olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. HUMK’nın 9. maddesi hükmü ile her davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağına ilişkin genel yetki kuralı getirilmiş olup, anılan Yasa'nın 10. maddesinde de bu genel kural ile birlikte akdin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin özel bir yetki kuralı öngörülmüştür. Özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla, dava, davacının seçimine göre hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Gerçekten de HUMK'nun 10. maddesinde, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de dava açılabileceği düzenlenmiş olup, davaya konu taşıma sözleşmesinin ifa yeri varma yeri olan Mersin’dir. Ayrıca HUMK’nın 21. maddesine göre haksız fiilin meydana geldiği mahkeme de yetkili kılınmış ise de, bu yer mahkemesi kesin yetkili bir mahkeme olmayıp, yetkili mahkemelerden sadece birisidir. Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taşıma sözleşmesinin ifa yeri olan davanın açıldığı mahkeme iş bu davaya bakmada yetkili olup, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, ortada kesin yetki durumu sözkonusu değil iken, HUMK’nın 21. maddesine göre kazanın meydana geldiği Anamur mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.